gidiyorlar.. teker teker kuruyor, ölüyorlar.. bense oylece bakiyorum, hic bir sey yapamadan.. biliyorum, ogrenmem lazim artik.. her vedanin bir zamani oldugunu, ayrilislari kabullenmeyi. sevmenin tutmaya yetmedigini.
31 Ağustos 2014 Pazar
30 Ağustos 2014 Cumartesi
701 - Fayton bilmecesi
duydunuz belki, ada faytonları son günlerde çokça konuşuluyor. faytona hayır eylemleri, karşı eylemler; açıklamalar, karşı açıklamalar.. benim fikrime gelince; kafam karışık biraz. genel olarak hayvanların insanlara hizmet etme halini sevmiyorum zaten; egoyla çok ilişkili olan "sahiplik" hali için evcil hayvan beslenmesine dahi karşıyım. at ise, çocukluğumdan beri asil görünüşü ve halleriyle hep sevdiğim bir hayvan oldu. adaya taşındıktan sonra da insan taşıyan hallerini görmeyi sevmedim. ilk günden itibaren evim iskeleye uzak olduğu için, sadece ve sadece ağır yüküm olduğu zaman binmeye özen gösterdim. bir de tabi bacağımı kırdıktan sonra, özellikle koltuk değnekli zamanlarda daha çok kullanmaya mecbur kaldım. hah, mesele burada işte! diyelim ki fayton yok, mecbur kaldığımızda neye bineceğiz? ağır yükümüz, valizimiz olduğunda mesela.. ağır taşımamız yasaksa hem de.. ya da yürüme zorluğu çektiğimizde.. ya da yaşlı ya da hasta biri neye binecek? bisiklet mi cevabınız? hayır, çözüm bu olamaz. o zaman araba ya da daha çok motorlu araç mı? hayır, asla! akülü araçlara bile tahammülümüz yok adada. e öyleyse ne yapacağız?? off, işin içinden çıkamıyorum, kabul. bizim rahatımız için atlara eziyete de gönlüm hiç razı değil.. hmm.. eziyet mi acaba, ya da hangi durumda eziyet oluyor onlara, belki bunu düşünmek lazım. yani bakılma, beslenme, çalıştırılma koşulları uygunsa yine de eziyet oluyor mu acaba? koşulları iyileştirerek mi çıksak yola.. bilemedim.. (aklıma hamdi abi geldi şimdi, ve atlarını nasıl sevdiği.. insan sevdiğine eziyet eder miydi?.. yine bilemedim..)
29 Ağustos 2014 Cuma
700. gün - Yirmi üç ay
yirmi uçuncu aydönümümüz kutlu olsun guzel ada, tatli ada, canim ada.. tam yedi yuz gundur adaliymisim ben, inanilmaz degil mi?! bir ruya adeta..
28 Ağustos 2014 Perşembe
699 - Sus lutfen sus
iste adanin tek sevmedigim hali: hiziyla sandalye ucuran, siddetiyle pencere titreten, ugultusuyla huzur kaciran firtinasi (fotograf sesli olmadigi icin sanslisiniz)..
27 Ağustos 2014 Çarşamba
698 - Gunun onerisi
iki adali bir ada gununu iki tencere patlamis misir ve bir otel ile bitirir: the grand budapest hotel.. size iyi geceler..
hamis: stefan zweig eserlerinden esinlenilmis meger. yani izleyiniz.. misir tercihini size birakiyorum.
26 Ağustos 2014 Salı
697 - Keyif yani
barba yani'den bildiriyorum: mezeler sahane!
yolunuz ada sahiline duserse deneyiniz.
hamis: bu barba, motor iskelesine yakin olan barba.
25 Ağustos 2014 Pazartesi
696 - Ooo kanarya
sampiyonluktan beri asili bu atki. daha gecen kaldirsam mi artik diye dusunmustum. yok yok dursun biraz daha. (takip etmeyenler icin bilgi: kupayi aldik ayiptir soylemesi.)
24 Ağustos 2014 Pazar
23 Ağustos 2014 Cumartesi
694 - Komsuda aksam
komşu adayı ziyarete gittim bugun.
önce ruhban okulu'na doğru güzel bir yürüyüş..
ve gecenin sonunda heybeli mutfağının tadına bakış..
ama heybeli akşamının en güzel yanı neydi diye sorarsanız; heybeli'den burgaz'ın görüntüsüydü tabi ki!
önce ruhban okulu'na doğru güzel bir yürüyüş..
ardından, çok özel bir organizasyon: inançlar ve müzikleri
ve gecenin sonunda heybeli mutfağının tadına bakış..
ama heybeli akşamının en güzel yanı neydi diye sorarsanız; heybeli'den burgaz'ın görüntüsüydü tabi ki!
22 Ağustos 2014 Cuma
21 Ağustos 2014 Perşembe
692 - Martha'nın plajı
bu kez ada köpeklerinden biri yanıma yarenliğe gelmediği için kendime arkadaş yarattım.
hem söylesenize, eğlenmeyeceksek neden yaşıyoruz?
hamiş: madam martha da bu koyda çok eğlenmiş. yazacağım bir gün hikayesini..
hem söylesenize, eğlenmeyeceksek neden yaşıyoruz?
hamiş: madam martha da bu koyda çok eğlenmiş. yazacağım bir gün hikayesini..
20 Ağustos 2014 Çarşamba
691 - "Carpe diem"
düşünüyorum da; yaşadığım her şey, yaptığım her iş eğitiyor beni. bazen yeni bir şey öğretmese de unuttuklarımı yeniden hatırlatıyor. bakınız son deneyim: web sitemi hazırlama sürecinin bu kadar uzun sürmesinin sebebi aslında içimdeki mükemmelliyetçiydi. sürekli bir kusur, eksik bulma; daha iyisini yapma arzusu.. sonunda bir gün geldi, aydınlandım ve dedim ki kendime "hey bb, mükemmel diye bir şey yok, unuttun mu?".. ah unutmuştum işte, hatırladım.
siz de arada hatırlatın kendinize: mükemmel iş, mükemmel insan, mükemmel ilişki, mükemmel hayat, velhasıl mükemmel yok.
mükemmelin peşinden koşarken, hayat kaçmasın ellerimizden.. konu buraya gelmişken, çok sevdiğim ve hem hayatımı hem eğitmenlik tarzımı etkilediğinden emin olduğum ustayı da anmış olalım.
19 Ağustos 2014 Salı
690. gün - Haklar
bugün adada tembellik hakkımı kullandım..çalışma üzerine kurulmuş bir yaşam düzenine inat! siz de kullanın. tembellik yaptıkça yenileneceğinizi bilerek..
kullandığım ikinci hak kebap hakkıydı! şimdiii, bu kebap konusu derin mevzu. bir adalının balık tercih edeceği düşünülebilir. oysa balık yemeyen bir karadenizli adalıyım ben. bu nedenle, sahildeki balık restoranları arkadaşlarıma geldiği kadar cazip gelmiyor bana. neyse ki böcek (karides, kalamar, ahtapot) ve meze seviyorum. ama gelin görün ki kebabı tek geçerim. kışın adada bu konuda yapacak bir şey yok; ihtiyacı şehirde gideriyoruz. ama yazın (evet, yine yazın!!!) kebapçı açılıyor ve dahi evlere servis yapıyor. ben ise, bu fırsatı kaçırmıyorum tabi ki. mutlu olmayacaksak neden yaşıyoruz yahu?!
18 Ağustos 2014 Pazartesi
689 - Kilik kiyafet raporu
adadaki son kilik kiyafet durumunu bildiriyorum: paça ve kol boylari uzadi. utanilmasa corap giyilecek hatta. bildigin sonbahar!
hamis: bostanin son durumunu merak edenlere gelince; dun aksamki ruzgar katil ruhluydu. kirik dallar, dalindan kopan domatesler, dokulen cicekler.. bu sefer durum fena maalesef.
17 Ağustos 2014 Pazar
16 Ağustos 2014 Cumartesi
15 Ağustos 2014 Cuma
686 - Ada pazarı
adada pazar kurulduğunu duyunca şaşırıyor arkadaşlarım. açıkçası ben de şaşırmıştım ilk öğrendiğimde. gerçi öğrenmiştim ama bu yaza kadar tanışmamıştım kendisiyle. yaklaşık iki ay önce komşumun da özendirmeleriyle gitmeye başladım. cuma günleri kuruluyor burgaz pazarı ve sadece öğlene kadar. şehirdeki pazarlardan daha pahalıdır muhtemelen ama ada manavlarına kıyasla cennet olduğu kesin. üstelik sebzeni meyveni taze taze alabiliyorsun. hatta daha fazlasını..
ha bir de; çoğu adalının bir pazar arabası vardır, şehre alışverişe giderken bile kullanırlar bazen. benim yoktu. ilk pazar ziyaretim öncesinde salman abi'den aldım hemen bir tane. gelin görün ki, kendisi gürültülü bir araba. pazar yolunda bir dolu pazar arabası görüyorum sahibinin elinde yürüyen; benimkinden başka ses çıkaran yok maşallah! o değil, adaya verdiğim gürültü rahatsızlığından dolayı şikayet edecekler sonunda beni.
14 Ağustos 2014 Perşembe
685 - Uğur
neredeyse soluksuz çalışmalı ve verimli bir ada gününün sonuna geliyoruz. mesleki web sitemi hazırladığımızdan daha önce bahsetmiştim sanırım blogda, nihayet tamamlanmak üzere. fakat sizi ilgilendiren o değil; başka bir şey: sitede bir sayfanın görselleri hiç içime sinmiyordu. bugün formül bulundu! o sayfaya bir ada çiçeğinin, bahçemdeki en sevdiğim çiçeklerden birinin aylar önce benim çektiğim bir fotoğrafını koyduk. ne yapay, ne de başkasına ait bir görsel! nasıl mutlu olduğumu tahmin edebilirsiniz. bakarsınız uğur getirir hem ada, hem çiçeği.. amin!
13 Ağustos 2014 Çarşamba
684 - İsyan
bugün, bilumum ada turistine ve ulaşım işletmelerine küfrettiğim gün oldu yine! öğlen adaya dönmek üzere binmeyi planladığım deniz otobüsü, kapasite doluluğu nedeniyle vaktinden önce kalktı; ada turistlerini aldı, beni almadı. bir sonraki deniz otobüsü yaklaşık üç saat sonraydı. mecburen kırk dakika sonraki vapuru tercih ettim. ve iskeleye kalkış saatinden çok önce gitmeme rağmen, hınca hınç vapurda merdivenin basamağına sıkışmış nefes almaya çalışarak geçirdim tüm yolculuğu. binmeyi planladığım -ve bir adalı olarak binme hakkım olan- denizotobüsüne kıyasla daha uzun, sıcak, gürültülü bir yolculuk yaptım ve bir buçuk saat geç ulaşabildim evime. isyanım var arkadaş! bir formül bulunmalı bu işe. ya artırın sefer saatlerini, ya adalılara ayrı kontenjan filan bir şey yapın, ya da gelmeyin ulen! (sonuncusu çok adil olmadı ama neyse.)
12 Ağustos 2014 Salı
683 - Mecburiyetler
hah, adada yasamaya has bir sey daha buldum. adaliysaniz ve dugun dernek gibi bir organizasyona gidecekseniz sehirliler gibi rahat rahat evinizde hazirlanip, organizasyona az bir zaman kala arabaniza atlayip ya da bir taksi cagirip evinizin onunden binip rahat rahat gidemezsiniz. şıkır şıkır kiyafetlerinizi sirt cantaniza tikistirir, en salas halinizle ve vakitlice once sehre iner, musait bir arkadasinizi bulur, ona gider ve onun evinde hazirlanirsiniz. gerekli bir seyinizi evinizde unutma ihtimali de vardir hep.. gece evinize donemeyip sehirde kalma mecburiyetini soylememe gerek yok sanirim..
neyse adacim, hoscakal, ben bir arkadas evlendirip gelecegim.
11 Ağustos 2014 Pazartesi
682 - Özel biri için
geçtiğimiz günlerde en sıkı blog takipçilerimizden biriyle karşılaştım. önce bloğa koyduğum ve çok sevdiğim bir resimden bahsetti, ardından sitemi patlattı: "kısa kısa yazıyorsun son günlerde, uzun yazılarını özledik." mutlu etti beni tabi. geçen yaz, zor zamanlarımda mutlu ettiği gibi..
bazı insanlar pat diye girer hayatınıza, kırk yıldır var gibidir oysa. ve mutlaka bir sebebi vardır hayatlarınızın kesişmesinin. seviyorum tüm sebepleri. seviyorum seni arkadaşım; seni ve o iyilikle dolu ruhunu..
ve sevgili okurlar, bu güzel insan bir kitap yazdı ve şu an yayın sürecinde. dua eder misiniz onun için, kitabının yolu aydınlansın. teşekkürler!
10 Ağustos 2014 Pazar
9 Ağustos 2014 Cumartesi
680 - Ikindi haberleri
17:05 burgaz-bostanci motorundan bildiriyorum:
*mavi marmara klimali motorlar almis, ya da zaten varmis da adalara vermeye baslamis. (oh be!)
*motor kaptani, dolmus soforu hesabi kalkma saati gecmesine ragmen kinali iskelesi'nde yolcu bekliyormus. (gec kaliyoruz, aloo!)
*kinaliada'da insanlar motor iskelesinin dibinde denize giriyormus. (pes!)
8 Ağustos 2014 Cuma
679 - Yağmur boşluğu
yaz boyunca adanın kalabalıklığını, merkeze inmediğim günlerde evin önünden geçen faytonların sesinden, sayısından anladım. ve bugün hava kötü ya, bu saate kadar sadece bir kaç kere duydum fayton sesi. oh, mis!
hamiş: kalabalık adadan hoşlanmayan şımarık adalı olduysam ne olmuş!
7 Ağustos 2014 Perşembe
6 Ağustos 2014 Çarşamba
677 - Sevdiğim-sevmediğim
sanırım, şehre gittiğim günler seni en çok sevdiğim günler, ada. sevmediğim tek şeyin ise rüzgarın ve uğultusu!
5 Ağustos 2014 Salı
676 - Besin
adanın akşam mesajı: akşam yemeğinizi yediniz büyük ihtimal. bedeninizi beslediniz yani. ya ruhunuz? aman ruhunuzu da beslemeyi ihmal etmeyesiniz..
4 Ağustos 2014 Pazartesi
3 Ağustos 2014 Pazar
674 - Bostandan mektup var
merhaba,
sevgi dolu bir adada açtık gözlerimizi. sabahları uyanır uyanmaz ziyaretimize gelip durumumuza bakan, akşamları özenle suyumuzu veren, arada bir toprağımızı havalandıran, düşmanlarımızdan temizleyen, rüzgar çıktıkça bizi koruyamadığı için çaresizce üzülen bir kadının sevgisiyle büyüdük, olgunlaştık. ve artık ömrümüz sona ermek üzere, biliyoruz. son arzumuz, sevgi dolu insanlar tarafından gelmesi sonumuzun. tadımıza bakmak ister miydiniz?
sevgilerimizle,
ada domatesleri
2 Ağustos 2014 Cumartesi
673 - Ayaklara ozgurluk
adali kedi der ki, "siz insanlar neden ayakkabi giyiyorsunuz, anlayamiyorum. hadi ama, ozgur birak ayaklarini. cimlere bas ve tadini cikar."
1 Ağustos 2014 Cuma
672 - Adali adada
bugun adayla baska bir adadan misafirimiz vardi: kıbrıs'tan. adalarimiz hakkinda konustuk tabi bol bol. iki ada birbirinden cok farkli olsa da ortak bir ozellikte mutabik kaldik: adali insanlar rahat ve yavas.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






























