29 Nisan 2014 Salı

578. gün - 19. ay

vay be! ne zaman ondokuz ay oldu, ne zaman beşyüzyetmişsekiz gün! zaman ne çabuk geçiyor.. ama adada ne de güzel geçiyor..

ondokuzuncu aydönümümüz kutlu olsun ada. yaşattığın her şey için teşekkürler.

28 Nisan 2014 Pazartesi

577 - İmzalar mıydınız?

bloğu takip edenler biliyor çektiğimiz vapur çilesini.. dolayısıyla, aşağıdaki kampanyaya destek verirler, değil mi?
teşekkürler..

http://www.change.org/tr/kampanyalar/ibb-%C5%9Fehir-hatlar%C4%B1-genel-m%C3%BCd%C3%BCrl%C3%BC%C4%9F%C3%BC-adalar-vapurunda-ayakta-kalmak-istemiyoruz

26 Nisan 2014 Cumartesi

575 - Adalıların şehirde uyuma savaşı

az önce adanın sessiz gecesini dinlerken, geçen gün şehirde ablamla aramızda geçen diyalog geldi aklıma:
_uyuyamadın mı hala?
_hayırrr!
_niye?
_çok gürültülü burası! apartmana girenler çıkanlar, kapı sesleri, sonra arabalar..
_ada gecesine benzemez tabi.
_adada da var ses. sessizliğin tam ortasında uykuyla uyanıklık arası bir yerde bir tıkırtı duyuyorum mesela, kulak kabartıyorum, "bu kedi" diyorum. bir başkasını dinleyince ise "martı".. ha bir de balıkçı motorları oluyor bazen..
_tıkırtıdan daha çok korkar insan be!
_huzur duyar insan!
_manyaksın.
_çok şükür.

25 Nisan 2014 Cuma

574 - Huu huu, kimse yok mu?

misafirler kapıyı çalarak haber verir geldiğini.
kedi ise pencereyi tercih ediyor..
bir de, benden duymuş olmayın ama bu ara pek çapkın kendisi..

24 Nisan 2014 Perşembe

573 - Hayat boş, ... fm'le coş!

sevgili ada bloğu karileri,

blogdaki ani-habersiz susuşun açıklamasını yapmam gerekir: meşguldüm. ölmekten korkmakla meşguldüm..
her şey salı günü bilgisayar başında oturmuş çalışırken vücudumda bir kitle fark etmemle başladı. "yoksa??"... "yok canım, daha neler!".. "ama ya öyleyse?".. korkular, panikler.. araştırmacı bir kişilik olarak, hemen internette okumaya başladım tabi (en büyük hata!). başlarda okuduklarım biraz rahatlattı; kötü düşünmeyi bırakıp, çalışmaya döndüm.. ama ne mümkün! aklıma geldikçe, elim kitleye ve ardından arama motoruna gidiyor.. gittikçe yeni bilgiler, yeni bilgilerle yeni korkular. sonunda kendi kendime teşhisi koydum; evet durum kötüydü.. en kötüsü.. aile geçmişinde de vardı bu hastalık, dolayısıyla riski artırıyordu.. ah ah! sağlıklı yaşamayan biriyim, biliyorum. çok da önemsemeyen. ama başıma bir şey gelince, ya da ihtimali doğunca, inanılmaz korkuyorum. manyakça! o geceyi nasıl geçirdiğimi anlatamam.. hiç bitmeyen panik atak krizleri adeta.. ya da kalp krizi.. neyse bir şekilde, ve toplam bir saatlik uykuyla günü ağarttım. artık uyuyamayacağıma ikna olunca kalkıp, önceki gün yarım bıraktığım işimi hızla tamamladım ve gitmesi gereken yere gönderdim (evden çıkacağım ve teşhis konacak ve uzun süre çalışamayacağım ya).. sonra hazırlandım. hastane çantamı hazırladım - gecelik, çamaşır, kalın kitap, vs (hemen ameliyata alacaklar ya! - diyorum işte manyakça).. evi de toparladım ve akşama doğru şehre gittim.. bu sabah da doktora.. sonuç mu? hastane çantam tıpış tıpış adaya döndü akşam. yaniii; teşhisim _ya da internetin teşhisi_ yanlış çıktı. kesin sonuçları haftaya alacağım ama tehlikeli bir şey olmadığı belli.. çok şükür!

demem o ki sevgili kariler;
1. sağlığınızı önemseyin.
2. kadın olanlarınız, meme kanserini özellikle önemseyin ve lütfen düzenli olarak kontrole gidin.
3. siz siz olun, internette hastalık araştırmayın!!
4. yaşamı sevin, hayat kısa..
5. yaşamı çok da ciddiye almayın, hayat kısa..


21 Nisan 2014 Pazartesi

570 - Modern tasarımlarınızın canı cehenneme

ada,
bak, komşuna ne yapacaklarmış! efendim? neden mi? çünkü şu insanoğlu bir garip. ne estetik zevki var, ne doğallığa, özgünlüğe saygısı.. ah ah! işte bunlar hep para..

http://emlakkulisi.com/dogus-gayrimenkulden-heybeliadaya-saglik-kompleksi/247875

20 Nisan 2014 Pazar

569 - Adada aşk

ne şanslısın ada.. aşıkları mutlu ediyorsun.. belki daha da aşık..

15 Nisan 2014 Salı

564 - Bebek

bahçede bir limon ağacı var. ev sahibimden kalma. bahçe sulamaya başlayınca -baharla birlikte- onu da sulardım arada. geçen sene bir tepki vermemişti. bu sene verdi! bakın, bir limon bebeğimiz var. büyüyüp olgunlaşabilecek mi, merak ediyorum.. birlikte göreceğiz..

14 Nisan 2014 Pazartesi

563 - Dönmek

şehirde işim biter bitmez, neden koşa koşa adaya döndüğümü soruyorlar.. işte bunun için.. döner dönmez, çantayı firlatıp bir kenara, şu keyfi yaşayabilmek için..

13 Nisan 2014 Pazar

562 - Vapur sorunsalı

öğrenmem gereken yeni bir ders var: güzel havalarda binilecek vapur saatlerinde seçici davranmak.. gündüz şehirden geliş vapurlarına (çünkü geliyorlar, akın akın geliyorlarrr); akşam şehire gidiş vapurlarına (çünkü akın akın gelenlerin akın akın dönüş saati) binilmeyecek. aksi takdirde hem uğultudan çekilmiyor vapur hem de oturacak yer bulunamıyor. bakınız; hala dersi öğrenemediğimiz için bugün 17:30 vapuruna binme gafletine düşüp, kafka'yla merdivenlere talim ederken.. hadi ben alışığım da, adamın hassas ruhuna fazla bu hengame..

12 Nisan 2014 Cumartesi

561 - Mesajlari duymak

obsesif bir çekirdeğim var, biliyorum.. hayatımın pek çok alanında kendini gösteriyor. örneğin; altı senedir aynı ajandayı kullanıyordum. markası, modeli, rengi; her sene aynı olması gerekiyordu. bazen bulamazdım yılın başında, inat eder, başka başka kitapçılarda arar, onu (benim olanı - istediğimi) buluncaya kadar ajandasız kalırdım. bu sene de öyle oldu. fakat biraz fazla uzadı. arıyorum arıyorum; yok anam, kırmızısı hiç bir yerde yok. bulamıyorum bir türlü.. kırmızıya bayıldığımdan değil; sırf bir kere kırmızısını kullanmaya başladığım için alıştığımı değiştirmeme inadımdan.. ama sonunda evrenin/tanrının bana bir mesaj vermekte olduğunu anladım.. "takıntılarından vazgeç!".. hmmm.. mesaj alındı, siyah ajanda alındı.. (ve aslında siyah benim en sevdiğim renklerden biri.)
söylememe gerek yok herhalde, mesaj ajanda için gelmedi sadece..

hamiş: bir tavsiye; mesajlarınızı duyun.

11 Nisan 2014 Cuma

560 - İçimiz dışımız

bugun adada izlenen ve blogda mutlaka adi gecmesi gereken film: interiors
woody ve bergman sevenlere ozellikle tavsiye edilir.. ve kendisiyle ugrasabilenlere..

10 Nisan 2014 Perşembe

559 - Şehirde bir adalı buldum

bugün bir doktora gittim.. doktor amca deriz ya, tam öyle biriydi; yaşlı başlı, tatlı dilli bir amca..
kayıt için nerede oturduğumu sordu, "burgazada" dedim. kafayı kaldırıp bir bakış attı ve "neresinde" dedi, "bilir misiniz adayı" dedim. "sen söyle bakayım neresi" dedi, söyledim. "gelir misiniz adaya" dedim, "evim var adada" dedi, nerede olduğunu tarif etti. bir süredir gelmiyormuş, komşusuyla sorunu varmış, katil olurmuş insan. hem hanım da gelmiyormuş. adada herkes tanırmış onu. o böyle deyince, hamdi abi'yi sordum; tanımaz mıymış hiç.. verdim kötü haberi; "hadi ya" dedi, eğdi başını..
"bulunmaz adadır bizim ada" dedi en son. abartmadan söyleyebilirim ki, kendisi de bulunmaz bir doktor.. adını vermeyeceğim. ama bir gün, muayenehanesinden ayrılırken söylediğiniz veda sözlerine, öpücük göndererek karşılık veren bir doktorla tanışırsanız, bilin ki o doktor bizim adalı doktor.



9 Nisan 2014 Çarşamba

558 - Gun aydi

"gunaydin insanoglu. sabaha guzel seyler gorerek, dusunerek baslamak iyidir. bu bir kedi nasihatidir. her seyi bildigini iddia eden siz insanlar dikkate alir misiniz, bilmem. o da sizin tercihiniz."

7 Nisan 2014 Pazartesi

556 - Gecenin ışıkları

gecenin ışıklarını seyreder misiniz siz?
ya ruhunuzun ışıklarını?.. farkında mısınız içinizde var olanların?.. yoksa sizin de kör mü gözleriniz kendinize?.. yoo, yoo..

6 Nisan 2014 Pazar

555 - Sehr-i istanbul

tam bir haftadir adadaydim. sikayetim de yoktu hani.. arkadaslarim "nasil yapabiliyorsun" diyorlar, anlamiyorlar. bense, neyin bu kadar anlasilmaz oldugunu anlayamiyorum. bana kalsa bir sure daha cikmayabilirdim hatta. ama iste ciktim; ve varmak uzere oldugum sehir de az guzel sayilmaz, degil mi?

5 Nisan 2014 Cumartesi

554 - Agir misafir

kedi ve karga aksam uzeri oturmasina geldiler bugun. "bir kere de gelmeden haber verin, hazirlik yapayim" dedim.. kedi: "mama var ya, daha ne olsun" dedi ve gömüldü. karga gözünü denizden ayirmadan, "manzarayla doyuyorum ben." dedi..
bosa demiyorum ben size, bazi gunler insandan cok hayvan görüyorum adada diye..

4 Nisan 2014 Cuma

553 - İnadina

bu da boyle bir ada gunuydu.. 
"yaşamiyoruz, ölüyoruz" sözüne inat. 

3 Nisan 2014 Perşembe

552 - Kedi adında bir kedi

kediyi hatırlayacaksınız.. uzun zamandır yoktu ortalarda.. kış boyu ben çoğunlukla evde olmadığım ve geldiğinde kimseyi bulamadığı için, gelmemeyi öğrenmişti büyük ihtimalle.. neden bilmem, bugün ortaya çıktı.. hem de ne çıkış! yüzü gözü yara bere içinde; tüyleri yolunmuş.. ne olduğunu, kimlerle dalaştığını sordum, anlatmadı.. yemek verdim, yedi.. sonra oturduk karşılıklı.. bakıştık..
ben kendimi adada eksilmiş hissederken gelmesinin bir nedeni vardı elbette.. akşam arkadaşlarım uğradı, baktım geri geri gidiyor bahçeden..
_misafirler gitti kedi, haydi gel.

2 Nisan 2014 Çarşamba

551 - İyi biliriz

hoca sordu: "nasıl bilirsiniz"
kalabalık cevap verdi: "iyi biliriz"

ve hamdi abi artık bu manzaraya bakıyor.. gece ve gündüz..

1 Nisan 2014 Salı

550 - Ah Bahri Abi ah..

bugün ada mutsuz.. hamdi abi bugün öldü.. aylarca yüzüne bahri abi dediğim halde bir kere bile beni bozmamış güzel insan.. adı rehberimde hala ilk bildiğim haliyle kayıtlı olan bahri abim.. adamızın bilge faytoncusu.. ölmüş.. kötüsün ölüm.. başka ne diyeceğimi bilemiyorum.. bana artık kimin "gülüm" diyeceğini de.. kimi arayıp "çalışıyor musun hamdi abi, beni alır mısın" diyeceğim şimdi ben.. kim "atları bağladım ama valizin varsa ben geleyim gülüm" diyecek.. köpeklerden korktuğumu söyleyince, kim "iki ayaklı hayvanlardan kork asıl" dersi verecek.. kim arkamdan bağıracak "paçayı ihmal etme" diye.. sözleri geliyor aklıma.. çatallı sesiyle birlikte.. yüzünün gülüşü.. inanamıyorum.. özeldi benim için.. yaz başında adadan iki haftalığına ayrılırken, yine o bırakmıştı beni. valizimi vapura kadar taşımıştı ısrarla.. "özletme kendini" demişti.. iki ay sonra iki koltuk değneğiyle adaya döndüğümde yine o karşılamıştı beni.. "ah be kızım" demişti "ne yaptın sen".. ah be hamdi abi, ne yaptın sen?.. hem daha çay borcum var benim sana..