31 Mayıs 2015 Pazar

975 - Hoscakal

guzel havali bir pazar sabahi ada esnafi ziyaretcilere hazirlaniyordu. adanin miskin kedileri bana misin demiyor, uyumaya devam ediyordu. ben ise valizimi toplamis sehre gidiyordum. kizma ada, islerim var. haftasonu gorusuruz. seni seviyorum. 

30 Mayıs 2015 Cumartesi

974 - Kolektifleri severiz

şöyle şeyler oluyor adamızda, biliyor muydunuz?

https://www.facebook.com/pages/Burgazada-Kolektifi/668568216580925?fref=ts

29 Mayıs 2015 Cuma

973. gün - 32. ay ve resmen adalı olduğum gün

ey ahali, ben bugün resmen adalı oldum! kendimi taşıyalı üç sene olacak neredeyse, ikameti anca taşıyabildim. ama en en özeli, farkında olmadan ay dönümümüze denk getirmiş olmam bu özel günü. evet evet farkındayım, adayla aramızda çok özel, tılsımlı bir ilişki var. adam, canım benim!

25 Mayıs 2015 Pazartesi

969 - Yalnızlık tanrıya mahsus - o da yalnız değil.

bugün huzur köşemizde, blog vasıtasıyla tanıştığım adalı komşumu ağırladık.. güzel adamızda adaya, ada için ürettiği güzel fikirlerine, hayata dair konuştuk, konuştuk.. bir de, pardon iki de kitap getirmiş bana gelirken. kendi yazdığı kitapları. "sana yazmak için ilham versin diye" dedi.. amin ve teşekkürler!

24 Mayıs 2015 Pazar

968 - Güzel günü güzel insanlarla güzel bitirmek

ah ada, sen yok musun! ne de güzelsin! nasıl da kendine hayran bıraktın yine yeni dostlarını..

23 Mayıs 2015 Cumartesi

21 Mayıs 2015 Perşembe

965 - Adaya gelirken

son günlerde hınca hınç turist dolu, kulaklarınızın şiştiği, koltukları bırakın merdivenlerde dahi oturamadığınız hatta zaman zaman nefes alamadığınız ada vapurlarından şikayetçiyseniz size yirmi (on dokuz kırk kabatas) vapurunu tavsiye ediyorum. hem boş -uzat ayaklarını dilediğince-, hem sessiz -ister oku, ister uyu-, hem de dışarıda şöyle bir gün batımı -izle, izle-..

20 Mayıs 2015 Çarşamba

964 - Bahar havadisleri

hava ruzgarli.
ikizler acti. 
ve bugun birine daha sait faik'in evini tarif ettim. genc ve heyecanli bir kiza. oh ne ala! 

19 Mayıs 2015 Salı

963 - Bayram adası

arkadaşım aradı sabah, "aşağıda bayram kahvaltısı yapalım mı?" diye. ada ve hava da bunca davetkarken kim hayır diyebilir bu soruya..
ergün'de kahvaltı, üstüne nadir'de kahve ısmarladık kendimize.. 
sohbetin ve günübirlikçilerin gürültüsü arasında, aralarda, sık aralıklarla gelen vapurları izledik (ek seferler konmuş olmalı), tıka basa insan dolu, camından bacasından insan taşan vapurları.. yolcuların pek azı - bize göre yine de fazlası - bizim adada iniyor, geri kalanı diğer adalara doğru yol alıyordu.. tahayyül edemedik heybeli'nin, en çok da büyükada'nın bugünkü halini. etmek istemedik.. üzüldük..
yine de keyifliydi adamız.. güzeldi havamız.


hamiş 1: kimle konuşsak aynı noktaya varıyoruz; büyük adalar o kadar taştı ki, bizimkine de daha fazla gelmeye başladılar. iyi mi kötü mü, yorumum yok! 
hamiş 2: dün vapurda yazları büyükada'da yaşayan bir kadınla tanıştım, "haftasonları adada balkona bile çıkmıyorum ben" dedi. 

18 Mayıs 2015 Pazartesi

962 - Kiymayin

adamizin sokaklarini temizleyenlerden biri suleyman abi. daha once bahsetmisimdir, hatirlarsiniz. cok severim samimiyetini, iyi yuregini. en cok dokuzu bes gece vapuruna yururken karsilasiriz. bu sabah her zaman gordugum yerden biraz gec gordum. selam sohbet derken sordum: "hayirdir, bugun geride kalmissin?". "e pazartesi ya bugun, gelenler haftasonu mahvettiler adayi, bitmiyor ki." dedi. laftan anlamiyorlamis, coplerini oyle ativeriyorlarmis. dun biriyle tartismis hatta, sinirden sekeri bes yuze firlamis, hastaneye goturmusler. ey ada ziyaretcileri, yapmayin etmeyin, coplerinizi sokaklara atmayin, adaya acimiyorsaniz, suleyman abi'ye aciyin. lutfen ama! 

17 Mayıs 2015 Pazar

961 - Kafka da severdi eminim adayi

bir de soruyorlar neden kafka seviyorum diye..
bir de soruyorlar neden adayi seviyorum diye..

16 Mayıs 2015 Cumartesi

960 - Adadan günbatımı sezonu açıldı

ağaç, çiçek, bulut, deniz, güneş..
hiç biri bizim değil..
ve fakat hepsi bizim için..

15 Mayıs 2015 Cuma

959 - Adadan derin derin

adadan günün mesajı: geçmişi unut, geleceği düşünme, an'da kal.
adadan günün videosu: kırılganlığın gücü!


13 Mayıs 2015 Çarşamba

957 - Ne guzelsin bahar!

yok yok, kesin karar verdim, bu bahar doganin bize sunmak istedigi ana renk mor. bahceyi mor cicekler basti. sikayetci miyiz? asla!
tesekkurler doga, cok tesekkurler! 

12 Mayıs 2015 Salı

956 - Ada öğünleri

bugün kahvaltıma hacer ortak oldu. mutfak kapısının panjurunu açmamıştım, pencereden gösterdi kendini. sitem etti üstelik: "panjuru açmayarak benden saklanıyordun demek? ayrıca martılar söyledi, şehirli kedilerle aldatıyormuşsun beni. neyse, kahvaltımı verirsen affedebilirim belki."

ve akşam yemeğime bahçedeki nane eşlik etti.. arkadaşım gelecekti yemeğe, zaten misafire yemek hazırlamaktan büyük keyif alıyorum, hele bir de elimle topladığım naneyi salataya katmak keyfi katlıyor katlıyor..

11 Mayıs 2015 Pazartesi

955. gün - Hayat bu, iyisiyle kötüsüyle..

bir iyi, bir kötü haberim var.
iyi haber: aylar sonra ilk defa valizimi tümüyle boşalttım ve ortadan kaldırdım. yihuuuu!
kötü haber: martı yumurtalarım yerinde yok! ama kırılmamışlar, korkmayın. sanırım doğdular ve kar anne ve ay baba onları daha güvenli bir yere taşıdı. yakında çıkar kokusu. bizi izlemeye devam edin.

4 Mayıs 2015 Pazartesi

948 - Bahar bahar

beyaz ciceklerim acar, kus civiltilari artar, evimde fayton ve insan sesleri daha cok duyulur ve ben en cok boyle guzel bahar gunlerinde uzulurum ayrilirken adadan..

hamis: ada, bu haftayi da atlatalim, mayisin kalaninda telafi edecegim ayri gunlerimizi, soz! 

3 Mayıs 2015 Pazar

947 - Rötarlı kavuşmalar

izmir'den on altıda kalkacaktı uçak, ben on sekiz otuz kabataş vapuruna yetişecektim.
bir saat rötar yaptı uçak, olsun, ben on dokuz otuz kabataş vapuruna yetişiyordum.
istanbul üstünde yarım saat döndü dolandı uçak, ben artık vapura yetişemiyordum.
küfrün bini bir para tabi. bir sonraki vapur gecenin köründe. ya şehirde geçirilecekti akşam, ya da başka formül bulunacaktı. bulundu - zahmetlisinden de olsa. bakırköy'e gidildi, kırk beş dakika deniz otobüsü beklendi, bostancı'ya gidildi, kırk dakika motor beklendi..
ve yorgun argın, belki biraz da asabi dönerken yirmi bir otuz motorunda, pencereden ada göründü, geçti bitti her şey!
merhaba ada.