31 Mayıs 2013 Cuma

30 Mayıs 2013 Perşembe

244 - Agac

bugun sana gelmeden once bir parka gittim ada. ve biliyor musun, o parka belki de bir daha hic gidemeyecegim/gidemeyecegiz. cunku agaclarini oldurmek, yesilini yok etmek istiyorlar. inanamiyorsun degil mi? sebebini hic sorma.. ne sana ne bloga politikanin kirini bulastirmak istemiyorum.. ama nazim'in dizeleri dilimin ucunda saatlerdir: "yasamak bir agac gibi tek ve hur, ve bir orman gibi kardescesine..."
birak bizim kardesce orman olmamizi, agacin yasamasina bile izin yok artik.. artik agaclar bile hur degil, ada..

29 Mayıs 2013 Çarşamba

243 - Yok

_bloga yazmam lazim gun bitmeden.
_hala her gun yaziyor musun?
_her gun yazmak denmez buna. bugun sadece "yok" yazacagim mesela.
_o niye?
_cunku hic bir bolumu (ne sabahi, be gunduzu, ne de gecesi) adada gecirilmeyen gun bir "yok" gundur. (olumsuz bir anlam tasidigi dusunulmesin. gayet dolu ve guzel bir gun de olabilir. ve fakat ada ve blog icin yoktur iste.)

not: 8. aydonumumuz kutlu olsun ada!

27 Mayıs 2013 Pazartesi

241 - Sebep

sehirde trafikte gecirdigim her an, adayi daha cok sevme sebebimdir!

26 Mayıs 2013 Pazar

240 - Sahiplenmek

bir filmde çıktı karşıma önce (out of africa).. sonra bir kitapta (engereğin gözü, livaneli).. ve son olarak yaşamda..

bir komşum var, bir çift.. sebebini bilmediğim bir şekilde komşu olamadığımız aslında.. yakında taşınıyorlar.. adamı bilmiyorum ama kadının istemeyerek taşındığını biliyorum.. (adadan taşınma işini isteyerek yapan var mıdır ki?!) belli ki üzülüyor.. geçen gün eve dönerken karşılaştığım manzara beni bile üzdü.. içim acıdı.. küçük küçük saksılara ada bahçesindeki çiçeklerden ekmiş.. hepsinden birer tane.. numunelik gibi.. belli ki, taşındığı yere götürecek kendiyle.. yani adayı beraberinde götürmek istiyor.. işte, yaşamın tam ortasında karşıma çıkan sahiplenme örneği buydu..

üst üste geliyorsa "sahiplenme" mesajı evrenden ya da tanrıdan, inandığınız her neyse artık, bir sebebi olmalı mutlaka.. kendi sahiplenme'lerimi düşünmeye başladım.. evet, ben de sahipleniyorum.. en basit örneği ada'ya "adam" demem değil mi? benim yapmaya çalışıyorum onu, bana ait.. adaM, bahçeM, çiçekleriM.. bakalım başka neler var.. insanlar? yok, insanları sahiplenmiyorum (kendim sahiplenilmeyi kabullenmediğim için belki).. ama yaptığım işleri sahipleniyorum mesela.. benim projem, benim vakfım.. iş yaptığım kurumlar için iyi bir şey tabi bu, ama günün sonunda hepsine gereğinden fazla zaman ve emek verdiğim ortaya çıkıyor, fark edince bırakmak zorunluluğu hissediyorum, ve "benim" dediğim şeyi bırakması da üzüyor.. kitaplarımı sahipleniyorum.. hep benimle kalsınlar istiyorum.. kapağını bile açmayacak olsam yine de veremiyorum okumamış olanlara.. bir kaç sene önce, bir süre depovari bir yerde kalmışlardı. kutularcası su yedi ve öldü.. bir yakınımın ölümü gibi bir şeydi benim için.. peki niye?.. alt tarafı bir "eşya".. eşyalara olan tutkumuzu düşünüyorum.. bir kaç aydır düşündüğüm bir şey bu aslında.. doyumsuzluğumuz, tüketiciliğimiz ve sahip olma arzumuz.. sistem ve dişlileri.. ve bizim aciz köleliğimiz.. düşünmeden, sorgulamadan; öyle gördüğümüz için.. dolaplarımız giymediğimiz kıyafetler, ayakkabılarla dolu.. ama yine de yenilerini alıyoruz.. ihtiyacımız olanın çok çok ötesinde.. evlerimiz de öyle, mutfak dolaplarımız da.. sahip olduğumuz eşyalar.. eşyalar..

sahip olmak için çalışıyoruz, çalıştıkça sahip oluyoruz, çalıştıkça daha çok şeye sahip olabileceğimizi anlıyoruz, daha çok şeye sahip oluyoruz.. ve aslında biz hiç bir şeye sahip değiliz. sahip olduklarımız bizim sahibimiz..

bir şey yapmalı!

24 Mayıs 2013 Cuma

238 - Prangaların en güzeli

lodosu bir rüzgar türü sanırsınız..
oysa o..
bir ucu adaya çakılı, görünmez bir prangadır.. ada sakinlerini ayak bileğinden kavrayan..
yaramaz bir çocuktur.. küs anne babasını aynı odaya kilitleyip uzaklaşan..
sevimli bir hayalettir.. iskelelerin anahtarlarını saklayan..
uyku perisi olduğunu söyleyenler de var.. kaptanlara öyle güzel rüyalar gösteriyormuş ki, tüm gün uyumaya devam ediyorlarmış..

23 Mayıs 2013 Perşembe

237 - Bitti

ada,
gozun aydin; uc aydir suren proje bitti, son egitimi bugun tamamladim ve istanbul'a dondum. 21:30 motorunu bekliyorum simdi, yani bir saat sonra kavusuyoruz. biliyorum, ada gunlerimden caldigi icin hic sevmedin bu projeyi.. ama yazik ki su acidan bakamadin hic: proje sayesinde dort yuze yakin insan beni tanirken seni de tanidi.. hepsi turkiye'nin farkli farkli sehirlerinden geliyordu egitime ve adini ilk defa duyanlar oldu.. bir gun istanbul'a gelirlerse, seni gormeye soz verdi cogu.. sozun ozu; sadece bir sakinin degil ayakli reklam panonum da ayrica.. asil sozun ozu; bakis acini farklilastirirsan olaylarin/kisilerin/yasamin farkli yonlerini gorebilirsin.. uc aydir yabancilara anlatirken bunu, sekiz aydir sana anlatamamis olmak benim hatam ama.. sozun ozunun ozu; lutfen sev egitimlerimi ve katilimcilarimi, cunku ben cok seviyorum onlari!

22 Mayıs 2013 Çarşamba

236. gun - Yok

en guzel egitim hediyemi bugun aldim..
bugune kadar kagittan gul, cikolata, yaka karti, elma gibi hediyeler verildigi olmustu.. bugun ise.. sabah egitimin basinda tanisirken adadan bahsetmistim (tabi ki!).. ogleden sonra bir katilimci elinde bu cicekle geldi (yeni tutkum ciceklerden bahsetmemistim oysa); "adaya dikmeniz icin" dedi.. bilemedim ne diyecegimi.. bilemiyorum yaptigim isin guzelligini nasil tarif edebilecegimi.. hissediyorum sadece.. ta derinden!

21 Mayıs 2013 Salı

235 - Yok

bugün ne oldu sence ada? bugün akşam üzeri ne oldu?
neden birdenbire gelen o yoğun his ve yumru?..
ne oldu da ben öylesine yoğun hissettim..
bu akşam sende olmalıydım ada.. sana sormalıydım yine: "ada, hiç bitmeyecek mi sence bu?".. usulca okşamalıydın omzuna dayadığım ruhumu.. sessizce dinlemeliydin ruhumu.. ama yok.. sen yoksun, o yok.. ankara'da bir otel odasında düşünceler var.. ve sait faik şiirleri..
"....ara sıra gülmeliyiz...."

20 Mayıs 2013 Pazartesi

234 - Ada planlari

ada,
sehirde arkadaslarla beraberiz bu aksam. seni soruyor hepsi, "ada nasil" diyorlar, "ada daha da guzel simdi, gelip gormelisiniz" diyorum, "gelelim" diyorlar. hemen yapiyoruz plani. yani yakinda toplu misafirimiz var, mujdemi isterim!
hadi sana iyi geceler, beni bekleme..

19 Mayıs 2013 Pazar

233 - Alisir insan, alisir

adaya ilk tasindigim zamanlarda korkuyordum kendilerinden. igreniyordum da sanirim.. itiraf ediyorum, oldurmuslugum de var.. ama zamanla, gore gore alismis olmaliyim.. hatta, baharla birlikte kis uykularindan uyanip da bahcede surekli karsima cikmaya basladiklarindan beri sevimli de gelmeye basladilar gozume.. komik bir halleri var.. komik ve urkek.. gecen biriyle kosekapmaca oynamistik hatirlarsiniz.. cin bakislari ve suratli kacislari ilgimi cekiyor.. amma velakin, mumkunse sevimlilikleri evin disinda kalsin! bugun biri kurali ihlal etti.. ve mutfakta basildi. goz goze geldik, ben bagirdim, o kacmaya calisti, ve kacarken lavaboya indi. sapsal! tuzaga dusurdu kendini..
ugrasiyor didiniyor, islak lavabodan tirmanip da disari cikamiyor.. ben bir taraftan cabasini izliyor, bir taraftan konusuyorum kendisiyle: "oldurmek istemiyorum seni. ama lutfen cik." garibim, o da cikmak istiyor ama yok, yapamiyor.. bendeniz de ne yapacagini bilemiyor.. ve fakat lavabomu bir kertenkeleyle paylasamayacagim kesin! ilk zamanlarda verilen bir tavsiye geliyor aklima "kaynar su dok ustune, oracikta oluverir". su isiticisinin dugmesine basiyorum. su kayniyor, yani mecazi degil gercek anlamiyla kertenkelenin suyu isiniyor.. suyun fokurtusunu dinlerken cin bakisli kertenkeleyle bakisiyoruz.. hayir, yapamayacagim.. zavallinin sucu ne? peki nasil cikacak oradan? elime alamayacagima gore.. hem oyle bir cesaretim olsa bile izin vermez ki.. baska bir care bulmali.. iceri gidiyorum, bir kagit alip katliyorum.. ve kuyrugundan yukari dogru ittiriyorum.. lavabodan tezgaha, tezgahtan yere.. kapiyi aciyorum.. yine popodan bir kagit ittirmesi, hoop bahcede.. son surat kayiplara karisiyor.. ironik olan, hayatina tehdit olarak gorup kactigi insanin aslinda hayatini kurtarmis olmasi.. ve psikolojik olan, eski kertenkele avcisinin kertenkele kurtaricisina donusumu..
ada, daha nelere kadirsin?!

18 Mayıs 2013 Cumartesi

232 - Actilar

gunlerdir bu guzellerin acmasini bekliyordum. dun aksam hala cenindiler, sabah bir baktim ki dogmuslar! iyi ki dogdunuz. biliyor musunuz, cok guzelsiniz..

peki ya siz sevgili okuyucular, bu cicegin kaktusgillere mensup oldugunu biliyor muydunuz? atalarinin guney afrika'da dogdugunu ve adinin kazayagi oldugunu?
(daha fazla bilmek icin arastiriniz: carpobrotus acinaciformis.. daha fazla gormek icin geliniz: burgazada..)

17 Mayıs 2013 Cuma

231 - Kuslar da eksi sevmezmis

buldum buldum, icimde bir kus ruhu olduguna inanmak icin bir kanit daha buldum.. sekil 1a kirazlari yemisler; sekil 1b eriklere dokunmamislar. iki agac da ayni bahce icinde olduguna gore tercihleri aleni; kuslar da benim gibi erik sevmiyor, kiraz seviyorlar.. ya da ben onlar gibi..
peki, erikleri kim yiyecek?


16 Mayıs 2013 Perşembe

230 - Yaz gelmis

ve adada, denize girme sezonu acilmis!
bizim sezon ne zaman acilacak bakalim..

15 Mayıs 2013 Çarşamba

229 - Yok

ada,
nasilsin, iyi misin? havan soguk mu? yagmurun dindi mi? gelenin gidenin var mi? kedilerin kopeklerin tok mu? yaseminler guzel guzel kokuyor mu? baska cicegimiz var mi acan?
peki beni ozledin mi?
hmm..
ben de seni..
iyi aksamlar ada. yarin gorusuruz..

14 Mayıs 2013 Salı

228 - Kumalı ada

bu akşam beni bekleme ada.. hatta yarın akşam da bekleme.. kumana geldim yine, ankara'ya..

(adanın kuması olur mu hiç, demeyin.. benimkinin bir sürü var.. yani o öyle iddia ediyor..)

13 Mayıs 2013 Pazartesi

227 - Kim daha akilli

kus gozlemciligi diye bir meslek var, biliyor muydunuz? peki ya kertenkele gozlemciligini? ikincisini ben uydurdum.. nazli kertenkele, tasin altinda saklaniyor. cevrenin guvenli (insansiz) oldugundan emin olana kadar cikmiyor saklandigi yerden. o da insan gozlemciligi yapiyor anlayacaginiz.. ciksin diye uzaklasiyorsunuz, bir sure sonra cikiveriyor. guzel bir fotografini yakalayabilmek icin usulca yaklasiyorsunuz bu kez. nasil bir duyusu varsa artik, hemen hizla kaciveriyor inine.. yarim saat bildigin saklambac oynadik kendisiyle. sonunda o agaca tirmandi; ben pes ettim. tum endamini gosteren bir pozunu yakalayamadim maalesef. simdi soruyorum, kim demis hayvanlarin akilsiz oldugunu?

12 Mayıs 2013 Pazar

226 - Ruhunuz için bir doz yasemin

çiçeklerle aram hiç iyi olmadı. evde yetiştirmeye çalıştığım zamanlar başarısızlıkla sonuçlandı hep. zaten kendim almazdım hiç ama hediye gelince yaşatayım bari derdim, o da olmazdı. bildiğim çiçek türleri de sayılıydı; gül, orkide, papatya, leylak gibi hepimizin bildiği çiçekler.. ama adayla birlikte, daha doğrusu adada baharla birlikte bir çiçek ilgisi peydahlandı ki sormayın.

resimdekini hatırlıyor musunuz? geçen hafta bahçedeki çiçeklerin arasında fotoğrafı vardı, "açacak bunlar daha, sıralarını bekliyorlar" yazmıştım. açtılar! ve çok güzeller! daha da güzeli, muhteşem kokuyorlar. kapıyı açar açmaz, mis kokularıyla karşılıyorlar.. yanlarında sigara içmeye utanıyorum, öyle söyleyeyim..

araştırdım, yasemin çiçeğiymiş meğer. bir sürü faydası da varmış. çayı ateş düşürüyor, sinirleri yatıştırıyor, ağrılara iyi geliyormuş mesela.. yağıyla parfüm yapılıyormuş.. kusura bakmayın ama faydası ne olursa olsun, ne yağını yapmaya kıyarım ne çayını.. görmek, koklamak istiyorum ben.. ruhuma iyi geliyor!


hamiş: yaseminin de bir sürü türü varmış. benimki şu imiş: http://en.wikipedia.org/wiki/Jasminum_polyanthum

11 Mayıs 2013 Cumartesi

225 - Keyif adasi

iskeledeki mekanlardan birini daha denemis bulunuyorum: antigoni! ve kesinlikle tavsiye ediyorum.. keyif olsun, afiyet olsun..
(izgara kalamar yemeden cikmayin, aman!)

10 Mayıs 2013 Cuma

9 Mayıs 2013 Perşembe

223 - Yok

bir ada gunu daha sehirdisi egitim kurbani.. fakat adadan ayirsa da seviyorum egitimleri.. hem arada sirada uzak kalmanin da iyi taraflari olabilir; degerini anlamak, sansi hatirlamak, sukretmek, ve yeniden kavusunca cok daha guzel gelmesi gozune ona ait her seyin..

8 Mayıs 2013 Çarşamba

222. gun - Yok

bugun ada yok ama ozel bir mesaj var:

sevgili a.s.,
blogumuzu ilgiyle takip eden, ara ara gonderdigi "bugunun yazisini yazmak icin 2 saatin kaldi", "aydonumunuz kutlu olsun" gibi mesajlarla bizi mutlu eden insan!.. iyi ki dogmussun! cok guzel, keyifli, huzurlu, yeniliklerle dolu bir yas gecirmeni diliyoruz. ve yeni yasinda sanal adaseverlige gerceklik kazandirarak artik ziyaretimize gelmeni..
sevgilerimizle,
ada & bb

7 Mayıs 2013 Salı

221 - Hoscakal guzelim

havalar guzellestikce guzellesiyor ada..
guzellestikce ada, zorlasiyor birakip gitmek.

6 Mayıs 2013 Pazartesi

220 - Hayvanlar adasi

tepemden bir marti geciyor, iki kertenkele birbirine bakiyor, arilar ciceklerle oynasiyor, karincalar ayagimin dibinde yuruyuste, karga agacin dalina konmus sesini akort ediyor, orumcek agini hamak yapmis sallaniyor, salyangoz yapismis duvara, ne pesinde oldugu mechul.. bazi gunler insandan cok hayvan goruyorum sanirim! bu da oyle bir gun iste..

5 Mayıs 2013 Pazar

219 - Bir varmış bir yokmuş, insanlık diye bir şey varmış...

gitmeyin! kalpazankaya restaurant'a gitmeyin! saygı, adalet ve dürüstlük önemliyse sizin için, gitmeyin! kimsenin ekmeğiyle oynamak istemem, belli ki onlarca çalışanı var. ama ekmek değil, fırınsa dertleri.. hayır.. tersini öğrenene kadar onlar, gitmeyeceğim. siz de gitmeyin.

varsın yemeğin en lezzetlisi, manzaranın en alası sende olsun; benim için aslonan insanlık, diyin ve cennet bahçesi'ne gidin.. hikmet abi'nin sevgisini katarak hazırladıklarını tadın.. kendinizi müşteri gibi değil, misafir gibi; kendinizi "özel" hissedin. ilgiyi, saygıyı, içtenliği, özeni görün.. size baktığında "para" değil "insan" gören, "burası dolsun taşsın istemiyorum. gelenler rahat etsin, huzur içinde keyifle otursunlar istiyorum" diyen hikmet abi'nin kanaatkarlığına şahit olun.. karısından, sevgiyle büyüttüğü çiçeklerinin hikayesini dinleyin, yine onun pişirdiği ev kekini yerken.. "bir şey yiyip içmen gerekmez, gel, istediğin zaman otur burada" diyebilen esnafı tercih edin, destekleyin..  ve mutlu olun, hala böyleleri de var işte!

4 Mayıs 2013 Cumartesi

218 - Amin

arkadasimdan geldi haber:

http://kitap.radikal.com.tr/Makale/sait-faik-sizi-evinde-agirliyor-360171

inanmak istiyorum!

3 Mayıs 2013 Cuma

217 - Söz

sevmediğim bir işi yapmayı sevmiyorum..
sevmediğim bir işi adada yapmayı hele, hiç sevmiyorum..
ada da sevmiyor.. yakıştırmıyor adalıya..
az kaldı adacım, az.. söz!

2 Mayıs 2013 Perşembe

216 - Hemhal

gunler sonra,
egitimlerden, toplantilardan, yolculuklardan sonra,
gunesli bir ogleden sonra donmek adaya..
cantayi evin icine, kendini bahceye atmak..
gunesle
cicekle
yesille hemhal olmak..
nasil iyi geliyor..
yok, tarif edemem..
bebek kozalaklar..

adada yururken gormus, cok sevmistim. sonra bir baktim, benim bahcemde de varlar..

minik mor guzel..

acacak bunlar daha.. siralarini bekliyorlar..

kocayemisler oldu, dokuldu, bitti.. simdi yeniden dogma zamanlari..

asil guzel..

arsiz guzeller..

ah gunes ah.. seni sevmeye basliyorum adeta..