21 Aralık 2014 Pazar

814 - Kime gore zor

adada yasayarak hayatini zorlastiriyorsun, diyorlar yakinlarim sık sık. evet, bu bir secim, benim secimim. ama zor olani kolaylastirmak adina baska secimler de yapiyorum. mesela, sehre giden vapurdayim su an valizimle birlikte. omumuzdeki gunlerin buyuk bolumunde zeytinburnu'nda egitimim var. adada kalip adadan gitmeyi secersem sabah sekiz bucukta egitim mekaninda olabilmek icin alti yirmi vapuruna binmem lazim _ki iki seneyi askin adali hayatimda kendisiyle bir kez dahi tanismisligim yok. sabahin korunde kalkmanin hayrini gormuslugum de.. yapilacak sey cok acik. gercekci ve yararci oluyor, bir sure evimde kalmamanin zorluklarini kabul ediyor, adali yasamimi kolaylastiriyorum.

emin degilim ama yine de o klasik espriyi yapayim: seneye gorusuruz ada! 

20 Aralık 2014 Cumartesi

813 - Sehre yakin nefes duragi

ogle vakti bir kara kiz getirdim adaya. eve dogru gelirken, adaya gelince sehrin disina ciktigini anladigindan bahsediyordu ki ekledi: "bir de burada gercekten nefes aldigini hissediyorsun, temiz hava giriyor icine." 

teyze-yegen, film-abur cubur aksami yapiyoruz simdi. (ve ada takdir gulumsemesini takinmis, bizi izliyor.)

17 Aralık 2014 Çarşamba

810 - Var var

on bes dakika yurudum suraya kadar, bir allahin kuluna rastlamadim. ogleden sonra üc civariydi. ama yanlis anlasilma olmasin, bu adada yasayanlar var.

15 Aralık 2014 Pazartesi

808 - Denge

bu akşam günler sonra adaya dönerken, ondokuz kırk vapurunda adada yaşayan arkadaşımla karşılaştık. önce vapurda, sonra ergün'de, en son da benim evde konuştuk uzun uzun.. adada yaşamaya, ada yalnızlığına dair.. detaylara gerek yok; sonuçtan bahsedeyim: ada yalnızlığı (özellikle bizimki gibi izole bir adada, ve adanın izole köşelerindeki evlerimizde) tehlikeli bir yalnızlık.. hele bir de özünüzde asosyal insanlar değilseniz, ve izole adanızdaki izole evinizde günlerce insan görmeden kalıyorsanız, sağlıklı ve kendinizle ve yalnızlıkla barışık insanlar olsanız dahi, hem fiziksel hem psikolojik saldırılara daha açık bir hale geliyorsunuz. şöyle bir karar verdik birlikte; adadan hiç çıkmadan, günlerce yalnız kalmak yok. sevdiklerimizden, insanla temasın sıcaklığından ve destekleyici/iyileştirici gücünden kendimizi mahrum etmek yok. adamızı ve adada yaşamayı tabi ki çok seviyoruz. ama kilit sözcük: denge!! 

hamiş: son haftalarda düşündüğüm şey: farkındalığın ve içgörün ne kadar yüksekse kaşınıyorsun arkadaş. boşuna demiyorlar, cehalet mutluluk diye. yani günün özlü sözü: düşün düşün boktur işin! (ama yine de yaşasın farkındalık!)

10 Aralık 2014 Çarşamba

803 - Yagmur ve sans

bu oglen yagmur vardi adada. ve bu oglen bir ada kusu sirt cantamin ustune sicti. sansimiz bol olsun!

9 Aralık 2014 Salı

802 - Saklambac

istanbul saklambac oynuyor yine. sisin ardina gizlenmis, adayla bakiyoruz bakiyoruz bulamiyoruz.

7 Aralık 2014 Pazar

800. gün - Vay anasını sayın seyirciler

huzurlu bir pazara denk geldi adayla sekiz yüzüncü günümüz.. hava açık, deniz durgundu.. arada fayton sesi duydum, arada yağmur sesi.. sakin bir kış pazarıydı.. şaşkındı adalı; ne zaman geçmişti sekiz yüz gün!

önümüzdeki yüz gün için bir dilek dileyelim haydi; 
çayı kahveyle değiştiriyorum ben; siz kafanıza göre takılabilirsiniz.

6 Aralık 2014 Cumartesi

799 - Dönmek

hava kararmıştı adaya döndüğümde..
adayı özlemiştim adaya döndüğümde..
iyi ki dönmüştüm.

1 Aralık 2014 Pazartesi

794 - 18:00 burgaz kabatas vapuru

gittigi ada nasil yorduysa abiyi, kendinden gecmis sehre donus vapurunda.

neyse, bana musaade ada. bingol'e gidip gelecegim.. 

30 Kasım 2014 Pazar

793 - Merhaba ada

elimde olmayan sebeplerden ötürü bloğa yazmaya ve hatta adaya ara vermek zorunda kalmıştım. şimdi, kaldığımız yerden devam ediyoruz diyeceğim ama yarın yeni bir ara vereceğim, ayıp olacak. hay allah!

21 Kasım 2014 Cuma

784 - Adanın sesleri

bugün konuşma sırası yeniden ada rüzgarında. vuuu vuuuu bir şeyler anlatıyor ama ben anlamıyor.

20 Kasım 2014 Perşembe

783 - Öykünün zirvesi

"Sait Faik, 108. doğum gününde, Sarnıç dergisinin Kasım-Aralık 2014 tarihli 20. sayısında duyurulan bir anketle yeniden gündeme geldi. “Türk Öykücülüğünün En Önemli Öykü Kitapları” başlığıyla yapılan ve yazarların oylarıyla belirlenen anketin sonucunda, Sait Faik‘in “Alemdağ’da Var Bir Yılan” kitabı ilk sırada yer aldı."

ne güzel haber! haberin tümünü okumak için: http://www.arkakapak.com/genel/turkce-oykunun-zirvesi-sait-faik/

"..............yaldızlı karyolalarda çift yatanlar bile tek............"

19 Kasım 2014 Çarşamba

18 Kasım 2014 Salı

781. gün - Sait Faik'in 108. doğumgünü

iki yıldır hayatımda, evimde, fikrimde bu güzel insan.. kaleminin ucundaki güzel insanlarla, insanın en gerçek, en yalın halleriyle, iyilikleri, kötülükleriyle.. 
onun yazdıklarını yazıldıkları yerde, adada yeniden okuyor olmak büyük şans, biliyorum. ve onu başkalarının da bilmesini sağlama sorumluluğumun da farkındayım. 
iyi ki doğdun sait baba! nice yaşlarını kutlayacak okurların, rahat uyu sen..

17 Kasım 2014 Pazartesi

780 - Ooh

butun gun evden cikmayip da aksam soyle bir basini disari uzattiginda aldigin ada havasi oyle kiymetli ki! anlatamam..

16 Kasım 2014 Pazar

779 - Dönüyor aman dunya

bugun sehre gidecektim, egitimim vardi. aksam adaya donmeyecektim cunku yarin sabah erken bir saatte -adadan yetisemeyecek kadar erken- ankara'ya ucacaktim.. her sey planlanmis programlanmisti: bugun egitim arasinda ogle yemeginde bulusulacak arkadas, aksam nerede kalinacagi, ankara'da giyilecekler, ankara'da yapilacaklar (ilk is toplanti, sonra anneyle hasret giderme, arkadasla geceleme, sali gunu kirik ameliyatimi yapan doktorla randevu), sali aksami donus ucagi, kac vapuruyla adaya gecilecegi, her sey her sey planliydi.. bu sabaha kadar.. peki ne mi oldu? simdi nerede miyim? adadayim ve dahi hic cikmadim. basim donuyor ve ben basim donerken dunyanin donusune uyum saglayamiyorum.. neyse, gececek.. gelmek istedigim asıl nokta: gordugunuz gibi egitim de ankara da yalan oldu sonucta. sonucta yine ayni noktaya geldik durduk: hayat biz planlar yaparken basimizdan gecenlerdir!

14 Kasım 2014 Cuma

11 Kasım 2014 Salı

774 - Hikaye

"sehirden adaya göçtuyse, hele bir de yalniz yasiyorsa kactigi, geride biraktigi bir hikayesi vardir mutlaka insanin" demisti biri.. cok katilmiyorum, ama bazen vapurdaki insanlara bakarken dusunmeden, gerideki hikayelerini merak etmeden de duramiyorum..

10 Kasım 2014 Pazartesi

773 - İtinayla yönlendirilir

bakalım, ekşisözlük'te ada için yeni ne yazılmış, diye arada kontrol ediyorum biliyorsunuz. bakın, en son şu yazılmış:

"sessizlik ve sakinlik arayanların gitmesi gereken ada. bayram tatilinde kabataş iskelesinde araplara büyükadayı anlatarak, keyifle rehberlik yapıp büyükadaya yönlendirdik. ve burgazada sakinliği bize kaldı. istanbul yakınlarında, biraz kaçıp dinlenmek istiyorsanız kendinizi burgazada'ya atın ve dönmeyin." 

güldüm, çünkü soran turistlere (bizim adada sıkılma potansiyeli belli olanlarına) ben de hep aynı şeyi yapıyor, büyükada ya da heybeli'ye yönlendiriyorum. şşş, ada duymasın, aman!  

9 Kasım 2014 Pazar

772 - Ele veren ses

arkadaşımla telefonda konuşuyorduk akşam. "döndün mü" dedi, "evet, adadayım" dedim, "şimdi anlaşıldı sesinin neden iyi geldiği" dedi..

5 Kasım 2014 Çarşamba

768 - Adaya mola

evet ada, yine gidiyorum. ama bu sefer seyahate degil bakiciliga. anneleri seyahate giden iki koca cocuga annelige sehre. beni bir sure bekleme..

4 Kasım 2014 Salı

767 - Mülklenmek ya da mülklenmemek

kendinize bir iyilik yapın, bu kitabı okuyun! tartışmasız, son zamanlarda okuduğum en etkileyici kitap.. okudukça, adada ve blogda düşündüğümüz / konuştuğumuz / kurcaladığımız konularla karşılaşmak da cabası..

3 Kasım 2014 Pazartesi

766 - Peki

ada haftanin ve gunun basinda bana bu mesaji veriyor. hem de butun gunu bir bankanin calisanlariyla toplantilarla gecirmeye hazirlanirken. ironik!
hamis: ama "bura cok guzel"

2 Kasım 2014 Pazar

765 - İyiler eksilmesin başımızdan

bugünün konsepti "adanın güzel insanları günü" olsun..

günlük süt sorunumuzu, kışın sadece haftada bir gün geldiğini yazmıştım daha önce. son haftalarda tutturamıyordum bir türlü sütün adaya geldiği günü (hava bozuk olunca normal gününde de gelemeyebiliyor çünkü).. ne zaman sorsam gelmemiş ya da kalmamış oluyordu. bugün bakkalda çalışan ergun aradı, "abla süt geldi, evde misin, getireyim mi?".. işte ben buna iyilik derim.

bu gördüğünüz kolye ise taa kübalardan adalara geldi. tatlı komşum tatlı küba anılarıyla birlikte getirdi bugün. ada komşusunu kışın çok sık görmemesine rağmen, oralarda unutmamasına ne denir peki: bildiniz, iyilik!

1 Kasım 2014 Cumartesi

764 - Yol arkadaşım

öğle vaktiydi adaya döndüğümde.. kimsecikler yoktu ortalıkta. bakkala uğradım, "bugün bomboş buralar" dedim, "buralar hep boş artık" dedi mustafa.. yürüdüm boş adanın bomboş sokaklarında..

yolun ortasında bir güzele rastladım.. yolun kalanında eşlik etti bana en sevimli halleriyle..

ben bahçeye girmek üzereyken en masum halini takındı, "ne yani, almayacak mısın beni içeri?" dercesine.. açtım bahçe kapısını, benden önce çıktı merdivenleri..

yol arkadaşlığının ev arkadaşlığıyla sonuçlanamayacağını anladı evin kapısında. yiyecek bir şeyler verdim, yedi kapının önünde. yattı kapının önüne. ara ara baktım pencereden, hala yatıyordu. sonra bir baktım pencereden, gitmişti................

30 Ekim 2014 Perşembe

762 - Paylasmak istemezsin bazen

nedir bizim ailenin kadinlarinin bacaklarindan cektigi, neden bacak kirmak bariz bir patern olarak bizimle, cok merak ediyorum. yegenim kirmis simdi de; baston ada vapuruyla ona gidiyor.

29 Ekim 2014 Çarşamba

761. gün - Yirmi beşinci ay

yirmibeşinci aydönümümüz kutlu olsun ada. sağlıklı, huzurlu aylar olsun..

27 Ekim 2014 Pazartesi

759 - Dünün ardından

dün katıldığım atölyeden bahsetmek gerekirse özetle; bir hikayesinden ve hikayede kullandığı kavramlardan yola çıkarak sait faik'i anlamaya çalıştık. enteresan bir çalışmaydı. benim açımdan en keyifli özelliği ise sait faik'i bilen, okuyan ve seven bir grup insanla bir arada olmak ve yaklaşık üç saati sadece ona ayırmaktı. çünkü evet, o bunu hak ediyor, hatta daha fazlasını. 


hamiş1: bu harita eski bir atölyenin çıktısı. benim katıldığımınki henüz hazırlanmadı. 
hamiş2: siz fotoğrafta göremiyor olabilirsiniz ama ada yalnızlığının, bir başka deyişle "tecrit"in sait faik'i olumsuz etkilediği düşünülmüş. benim düşüncem, tecrit olmasa sait faik bildiğimiz sait faik olmazdı.

26 Ekim 2014 Pazar

758 - Merakli gidiş

sait faik arastirma atolyesine gidiyorum ada, bahsetmistim ya hani. nasil gectigini yarin anlatirim sana. cok merakli degil mi?

25 Ekim 2014 Cumartesi

757 - Agaclarim, agaclarimiz

bb: ada bak, yedi agacim daha oldu.
ada: senin adina ada dikecek bir vakif bul bakalim bulabiliyor musun? 
bb: valla iyi fikir! nasil oldu da dusunemedim ben bunu?
ada: !!!

24 Ekim 2014 Cuma

756 - Kalk kalk, vapur geldi

ada kedisi ada iskelesinde ada vapurunu beklerken "şöyle biraz kestirivereyim" demis..

23 Ekim 2014 Perşembe

755 - Birlikte ozgurluk

hayir, ozgurluk ille de yalniz ucmak anlamina gelmez. bazilarimiz bilmiyorsa da bunu, bakiniz ada martilari biliyor.. inaniyorum; ogrenebiliriz biz de, birlikte ozgurce ucabilmeyi.

22 Ekim 2014 Çarşamba

754 - Artı bir

durdur beni, yoksa saatlerce ada hakkında konuşabilirim, dedim. ben halimden memnunum, dedi.
ben de memnundum halimden.........

adayı bilen, adayı görmeden seven yabancıların sayısı bugün bir arttı. çalışmalarım hızla devam edecektir.. 

21 Ekim 2014 Salı

753 - Süt, film, aşk, yaprak

ada marketlerinde (bakkal aslında) her zaman her şeyi bulamayacağınızı yazmıştım önceden. bulamadıklarınızdan biri de günlük süttür. yazın haftada iki, bazen üç gün gelir; kışın ise sadece haftada bir. şanslı iseniz ve tabi o gün adada iseniz alabilirsiniz; sonraki günlere kalmaz. taze-gerçek süt ve yoğurt tüketmeniz gerekiyorsa vay halinize. itirazım var bu sisteme!

son günlerde izlediğim iki harika sistem eleştirisi filmini önereyim o zaman: snowpiercer ve two days, one night.. 

sistemin dışında da eleştirilecek şeyler var tabi bu dünyada. aşka saygısızlık mesela.. bu ara iki yakın arkadaşım ayrılık sürecinde - birbirlerinden değil sevgililerinden.. üzülüyorum, aşk bitmemişken biten ilişkilere, aşk acısı çeken canım arkadaşlarıma. ama biliyorum ki yaşanan her şeyin bir hikmeti var. belki solgunlar bu ara, fakat tekrar canlanacaklar. tıpkı bir yaprağın renk değiştirmesi gibi..

bugün şu güzelim renkteki yapraklara bakarken düşünüyordum.. yaprak yeşeriyor, kızarıyor, sararıyor ve ölüyor.. insan yeşeriyor, kızarıyor, sararıyor ve tüm bunlar ölme değil ol'ma sürecine katkıda bulunuyor.. lakin olmak hiç bitmiyor.

20 Ekim 2014 Pazartesi

752 - Ruhum köpürdü

bir geceliğine diye çıkıp, üç gece sonra dönünce adalı, ruhu şu denizin köpürmesi gibi köpürüyor işte ada görüş alanına girince..

17 Ekim 2014 Cuma

16 Ekim 2014 Perşembe

748 - Özgür gündem

ada kuşları günlük olağan toplantılarını yapmaktaydı.. günün gündemi nedir, dedim.. insanlara özgür olmayı öğretme yolları, dediler.. ama bizim kanatlarımız yok ki, dedim.. ruhlarınız var ya, dediler..

15 Ekim 2014 Çarşamba

747 - Ada yemisleri

adada kocayemis zamani basladi. buyurmaz miydiniz, tadina bakmaz miydiniz?

14 Ekim 2014 Salı

746 - Hayat işte

insan çağırır.. düşüncesiyle çağırır olacağı.. bir şeyi, bir kişiyi çokça düşünürseniz, hayat karşınıza çıkarır.. ve hiç bir şey tesadüf değildir..

13 Ekim 2014 Pazartesi

745 - Bir atölye, bir film

sait faik araştırma atölyesi diye bir şey varmış, pek hoş! şöyle de bir etkinlikleri var yakında, bilginize.

bir de film önerisi gelsin bugün adadan: the big blue - luc besson. içinde sait faik hikayelerine çokça uyacak bir karakter var, dikkatinize.

12 Ekim 2014 Pazar

744 - Görünmez konuşma

bankları boş görmemiz, banklarda oturan olmadığı anlamına gelmez.. bazı konuşmalar duyulmaz, görülmez, sadece hissedilir. (hayır, kral çıplak değil.)

11 Ekim 2014 Cumartesi

743 - Hayvanlarin sevgili insanlari

adada hayvanlar ac kalmaz.. adada ekmekler cope atilmaz.. iyi kalpli insanlari vardir adanin, hayvanlari besleyen, hayvanlarin sevdigi..

10 Ekim 2014 Cuma

742 - Uygarlik dedigin

uygarlastikca huzursuzlasti insan.. yetinmedi, doymadi, kirlendi, savasti.. soylesenize, donemez miyiz eski caglara? gunlerimizi ates yakip yildizlari izleyerek gecirsek daha iyi olmaz mi? daha huzurlu olmaz miyiz?

bugun freud'la yolculuk yaptik ada vapurunda.. 

9 Ekim 2014 Perşembe

741 - Neden

neden adada yaşamak kışın tercih edilmez biliyor musunuz? (ya da ulaşım sorunuyla başabaş giden bir nedeni.) çünkü ada soğuktur.. evlerin içi sonbahardan başlayarak hem gündüz hem gece soğuktur. şehirde kaldığınız geceler daha iyi anlarsınız; adada yorganın dışında kalan kolunuz buz tutarken şehirde yorgan fazla bile gelebilir. e ada sonuçta; dört yanı denizle çevrili kara parçası diye öğrenmiştik değil mi, rüzgarı/soğuğu koruyan setleri olmayan. 

hamiş: adanın merkezi sayılan iskele civarı bu kadar soğuk değil tabi. çünkü binalar daha çok, sık ve çok rüzgar almıyorlar.

8 Ekim 2014 Çarşamba

740 - Ada mutsuzluklari

insafli (?) davranmis yabancilar, coplerini sokaga atmayip, onlerine cikan bir bahce kapisinin yanindaki dolabin icine sikistirivermisler. simdi anliyor musunuz neden adaya herkesin gelmesini istemiyoruz? (iki adim otede cop kutusu var insafli gerizekali!)

uzun zamandir satilikti bu köşk! belki bir yıldır bahcesinde duruyordu satilik ilani. kalkmis!! oysa ben... ben, bu evi satin alabilme ihtimalini degil de, bu evi satin alabilme ihtimaline inanmayi da degil de, bu evi satin alabilme ihtimalini hayal etmeyi sevmistim. hay allah, hayal yalan oldu. gel de yeni bir hayal ev bul simdi..

6 Ekim 2014 Pazartesi

738 - Yapilacaklar

benim bugunku yapilacak isler listem asagidaki gibiydi. umarim siz de kendiniz icin bir seyler yapmissinizdir bugun.

5 Ekim 2014 Pazar

737 - Yalın

her şeyin yalın ve samimi olanı güzel, değil mi? "bakkala diye çıkıp sana gelesim var" diye bir şarkı var mesela. bir de resmi olsun istedim bu şarkının, yine sade olsun..
arkadaşım keşfetmiş grubu: ikiye on kala. yeni keşif bir diğer grubun adı da "yüzyüzeyken konuşuruz". peki..

4 Ekim 2014 Cumartesi

736 - Ruzgar bayrami

ada, ada ruzgari ve ada kizi hepinize iyi bayramlar diler!
hamis: bize her gun bayram gerci ama caktirmayin. 

3 Ekim 2014 Cuma

735 - Mutluluk kokusu

ben çocukken arife günü bayram temizliği olurdu evde. zaten düzenli olarak temizlik yapılırken neden bayram öncesi özel bir temizlik yapıldığını, adının neden bayram temizliği olduğunu anlayamazdım. yine de hoşuma giderdi o curcuna; özellikle pencerelerin perdesiz hali. bayrama uyanacağım gece, yıkanmış asılmış perdelerden gelen temizlik kokusuyla uyumayı severdim. ya da sevdiğim, uyanacağım sabah yeni kıyafetlerimi giyecek olmaktı belki. yarına giyecek yeni bir bayram kostümüm yok, yıkayacak perde de yok evde ama bugün bayram temizliği vardı adada. şimdi temizlik kokuyor ev ve ben çocukluğumun bayramlarını özlediğimi fark ediyorum. ve biliyorum ki yarın sabah da ailece yapılan bayram kahvaltılarını özleyeceğim. (evet, kesin yaşlandım!)

30 Eylül 2014 Salı

732 - Ben de ben de

"ne kadar kaçmak ve uzaklaşmak arzusu ile dolu isem, o kadar da bağlanmak, kalmak, bağdaş kurup oturmak istiyorum."
ah bre sait faik, adada yazdın dimi bunu? 

29 Eylül 2014 Pazartesi

731. gün - 2. yıl

29 eylül 2013 günü şunları yazmışım bloğa:
----------------------------------------------------------------------------------

29 eylül 2012 günü bloğa ilk yazdığım satırlar şunlarmış:

15 sene önce geldim İstanbul'a.. Taşı toprağı altın mı bilemedim, ama güzelliğine büyüsüne kapıldım ben de. Kadıköy, Çiftehavuzlar, Etiler, Ortaköy, Moda, Çamlıca.. Bir dolu semtinde yaşadım bu kentin. Bir sonraki durak Cihangirdi.. Plan öyleydi en azından. Ama hayat işte.. Biz geleceği planlarken bugün, önümüze öyle anlar çıkarıyor ki, planların aklını alıyor, yolunu şaşırtıyor. Bir kaç ay önce Burgazada girdi hayatıma; ardından adada yaşama fikri aklıma. Sonra tüm ruhumu sardı bu fikir. Sarıldım fikre. Sarıldıkça, heyecanım arttı. Düşüncesi, hayali bile öyle radikal, öyle masalsıydı ki, gerçek olmasını tetikledi. Evet, ben böyle bir hayat istiyordum. Dilediğimde şehre, harekete, kalabalığa ulaşabileceğim kadar yakın; dilediğimde sessizliğe ve kendime çekilebileceğim kadar uzak...
Bugün adada, bugün adadaki evimde ilk günüm. Kaç günün ilki, bilmiyorum.. Şimdilik niyet ada yaşamını denemek. Ve yaşarken de adada geçen her günü kayıtlara geçirmek. İşbu bloğun sebebi budur! Geçenlerde yeni tanıştığım biriyle Burgaz'dan konuştuk. O da yazı burada geçirmiş. "Adayla ilgili internette doğru dürüst bilgi yok, çok acı" dedi. "Olamaz! Olmalı" dedim.. Bloğun bir diğer işlevi de bakarsınız bu olur.. Adayı tanıtmak. (Ama çok tanınıp çok gelinmesinden, kalabalıklaşmasından, kalabalıklaştıkça çirkinleşen tüm o yerlere benzemesinden ürkerek aynı zamanda...)
Mamafih sevgili dostlar, ben artık adalıyım! Yolu Burgaz'a düşenleri kahveye beklerim.

29 eylül 2013 günü yine bloğun başında, yine yazıyorum:

ilk yıldönümümüz kutlu olsun sevgili ada! yaşattıkların ve huzurun için teşekkürler. seviyorum seni! 
mamafih sevgili dostlar, ben hala adalıyım! şimdiye kadar düşmediyse yolunuz burgaz'a, e hadi düşsün artık!
-------------------------------------------------------------------------------

ve 29 eylül 2014 günü yine bloğun başında, yine yazıyorum:

iki yıl ne zaman geçti be sevgili ada! iki yıl ne de güzel geçti seninle! hayatıma yeni bir anlam, yeni bir tutku kattın. iyi ki varsın. çoook seviyorum seni!
mamafih sevgili dostlar, ben hala adalıyım! hatta artık baya adalıyım. ve hala kahveye gelmemiş olanlarınız var, çok ayıp..

28 Eylül 2014 Pazar

730 - Sessizlik kere sessizlik

adanın sessizliğine çokça yakışan bir eylem buldum: sessiz film izlemek..

27 Eylül 2014 Cumartesi

729 - Günün notları

-adada uyanmadığım bir gündü. 

-psikodrama eğitimi alıyorum, biliyorsunuz. yazın tatildeydik biz de. tatil nihayet bitti, okul bugün başladı _nasıl da özlemişim! her psikodrama günü kendine dönüşler, farkındalıklar, aydınlanmalar, duygulanmalar, açılmalarla dolu oluyor. eğitim sonrasında da bir süre devam ediyor bu mod. daha farkında, duygularınızı ve kendinizi açmaya ve iletişime daha açık oluyorsunuz. 

-eğiitm bitti. şehrin trafiği yüzünden 19:40 kabataş-adalar vapuruna son saniye yetiştim. daha açık anlatabilmek için iskelenin benim ardımdan kapandığını söyleyeyim. feci yağmur yağıyordu, vapur iskelenin eeen ucundaydı ve kalkmak için benim iskeleyi yürüyüp vapura binmemi bekliyordu. önce iskeledeki görevli seslendi: "biraz acele eder misiniz?", oracıkta açtım kendimi "bacağımda sorun var, ameliyatlıyım.".. normalde söylemezdim hemen böyle bir şeyi, söyleyiverdim. sonra kaptan, köşkünün camından kafayı uzatıp aşağı bağırdı "sucuk olacaksınız, koşun bari". bağırdım ben de "bacağımda sorun var, koşamıyorum", "affedersiniz" dedi "biz bekleriz sorun yok, ıslanıyorsunuz diye demiştim ben." üzüldü korkarım. bağırdım "kusura bakmayın." hızlı yürüyebiliyorum neyse ki.

-vapurda kahvemi aldım, dışarı çıktım, sigara içtim, içeri girdim, oturdum.

-genç bir kadın vardı, bir hayli leyla. karşımdaki koltukta oturuyordu. vapur kınalı yolcusunu boşaltıp kalktıktan sonra yanlış vapurda olduğunu anladı kahramanımız. kadıköy'den beşiktaş vapuruna binecekken yanlışlıkla ada vapuruna binmiş garibim. yanındaki adalı ve ben hemen saatlere bakıp ona uygun bir vapur bulmaya çalıştık. burgaz'da inip, indikten 5 dakika sonra burgaz'dan kalkıp kabataş'a gidecek vapura binebileceğine karar verdik. olmadı. bizim vapur geciktiği için kabataş'a giden vapur bizim vapurdan önce iskeleye yanaşıp burgaz yolcusunu aldı ve kalktı. ve o vapur son vapurdu. motora döndük bu kez, saatlerine baktık, heybeli'de inip 21:30 motoruyla bostancı'ya gitmesini söyledik. itiraz etti: "ama ben beşiktaş'a gideceğim" e be abla, sana özel beşiktaş'a vapur kaldıramayacağımıza göre... anlatmaya çalıştık ve indik. umarım heybeli'de inmeyi, oradan bostancı'ya ve sonra beşiktaş'a gitmeyi başarabilmiştir. ne yalan söyleyeyim, şüpheliyim ve aklım kaldı..

-adanın ıssız ve karanlık ve soğuk sokaklarında yürümeye başladım. sezonun bittiğini, adanın terkedildiğini, bizim zamanımızın geldiğini gerçekten anlamak için adada bir akşam vakti yürümek gerekiyormuş meğer. neyse ki yağmur dinmişti.

-yürürken bir köşede bir yabancıya denk geldim. genç bir adam.. telefonla konuşuyordu, misafir gelmiş, misafir olacağı evi arıyordu, konuşmalarından anladım.. yürüdüm geçtim yanından, telefonla konuşmaya devam ediyordu. "abi sahil aşağıda kaldı diyorum sana, burası neresi bilmiyorum." .. ilerlemiştim baya, "hey adalı, bir yabancıyı böyle bırakıp evine mi gidecek misin" dedim kendi kendime, "ama yardım istemedi ki" diye cevap verdi kendim; cevap verdi kendim kendime "bazıları yardım istemeyi bilmez, sevmez ya da isteyemez".. dayanamadım, arkama döndüm, bağırdım: "nereyi arıyorsunuz?".. neyse, bulduk gideceği yeri. 

-evime geldim. yağmur başladı yeniden.. zaten bir hoş olurum yağmurlu günlerde. zaten psikodramadan çıkmışım.. yazasım gelmiş uzun uzun; "denedim, olmadı. valla deniyorum, ama kimse senin yerini alamıyor. unutuyorum bazen, hah diyorum bitti bu sefer, başka şeylere kaptırıyorum kendimi, baya da uzun sürüyor bazen, sonra bir bakıyorum, dönüyor dolaşıyor yine sende buluyorum kendimi. neden bilmiyorum, neden aramayı bırakalı çok oldu aslında. bir sürü başka şey de oldu geçen bunca zamanda. anlatmak istiyorum sana, danışmak belki, ya da sadece yaslanmak. zehir sözlerim için özür dilemek. ah, boşver hepsini, ben seni çok özledim."... ama yazmamışım.

-ben yukarıdakileri yazarken yağmur iyice coştu, panjurlar sinir bozucu titreme seansını açtı, kalktım, panjurları indirdim.

-adada uyuyacağım bir gündü.

26 Eylül 2014 Cuma

728 - Uyum

yine eşzamanli yanastik vapurla iskeleye. pek uyumlu bir iliskimiz var..

25 Eylül 2014 Perşembe

727 - Olacak tabi

eğitimlerde, özellikle olumlu bakmayı ve olmayı çalıştıklarımızda sorar bazen katılımcılar: "siz hep böyle neşeli, güleryüzlü müsünüz?" doğruyu söylerim: "hayır tabi ki. benim de üzüldüğüm, düştüğüm zamanlar olur." 
insanım ben de çünkü.. ve her şey insan için. genel olarak pozitif ve iyimser (zaman zaman gereğinden fazla hatta) bir tür olsam da hayat benim de sınırlarımı zorlar zaman zaman.. bu ara olduğu gibi.. neyse.. katılımcılara verdiğim cevabın devamıyla kapatalım konuyu: "önemli olan yine de tutunacak bir şey bulmak ve hayatın, günün tümüne yaymamak olumsuzluğu. sorun olan her neyse elbet geçeceğine inanmak."  

ada, haydi tekrar et: her şey güzel olacak, her şey güzel olacak, her şey güzel olacak.... hiç bir zaman "her" şeyin güzel olmayacağını bilsen de et sen, boşver..

24 Eylül 2014 Çarşamba

726 - Bana bir masal anlat..

bugün üzüldüm biraz, kötü bir haber aldım. ada çok uğraştı ama o bile teselli edemedi.. zorla geçti gün.. iyi hissettirecek bir şeylere ihtiyacım vardı akşam: masalsı bir film izlemeli, dedim.. evet evet, tim burton iyi fikirdi. big fish'i izleyememiştim bir türlü, işte zamanı, dedim.... evet, zamanıymış. 
biliyorsunuz değil mi, büyüklerin de masallara ihtiyacı var, masallara inanmaya.. izleyin, inanın..

23 Eylül 2014 Salı

725 - Huzur melodisi

ada bu sabah azgin yagmur sesiyle uyandirdi beni, dingin dalga sesiyle ugurladi..

22 Eylül 2014 Pazartesi

724 - Güle güle

evet evet yaz bitti! bugün komşum da sezonu kapattı, valizini topladı, panjurunu indirdi, gitti.. ama o sadece yazın gelip sonra adayı unutan yazlıkçılara, sezonluk adalılara benzemez. gerçek bir ada sevdalısıdır, fırsat buldukça kışın bile haftasonları kaçar gelir. yine gelecek, biliyor, bekliyoruz adayla. 

21 Eylül 2014 Pazar

723 - Büyükada - yazıkada

büyükada'daydım bugün.. bir seneden daha uzun zaman önce gitmiştim en son, üzülmüştüm haline. bugün çok çok üzüldüm.. adı büyük de olsa ada sonuçta yahu! bunca kalabalığı kaldıramıyor, kaldıramayacak. yolda yürümenize engel olacak sıklıkta vızır vızır geçen faytonlar, sürekli karşınıza çıkan akülü araçlar, meydana yakın yerlerde park etmiş kamu araçları, bilinçsizce son sürat kullanılan bisikletler.. ada, adalıktan çıkıyor anlamıyor musunuz?

trafiğin fotoğrafını çekmiştim ama yok, bir ada bloğuna kötü ada resimleri koymayalım. aklınızda büyükada'nın trafiği değil şu manzarası kalsın..

20 Eylül 2014 Cumartesi

722 - Ada misafirleri sever

bazi haftasonlari kimse gelmez adayla bize. bazi haftasonlariysa herkesin ayni gun gelecegi tutar, posta posta misafir agirlariz adayla ama yorulmayiz mesud oluruz. bize musaade, kahve yapacagiz.

19 Eylül 2014 Cuma

721 - Ada kahvesi

küçük ve şirin adamızın küçük ve şirin bir ara sokağında küçük ve şirin bir mekan "four letter word coffee".. yakında sezonu kapatacak o da. sağlam bir kahve içmek isterseniz, kapanmadan denemenizi öneririm.. (şansınıza snickerslı kurabiye de vardır umarım!)

17 Eylül 2014 Çarşamba

16 Eylül 2014 Salı

718 - Perdeyi arala

adada yediyuzonsekizinci gunun mesaji mevlana'dan geliyor. afiyet olsun.

15 Eylül 2014 Pazartesi

717 - Kapanis

harrison cafe de kapandiysa adada yaz sezonu bitmistir. ve bugun tum ulasim araclari sonbahar tarifesine gecmistir. hosgeldin sonbahar, iyi ki geldin! ulasimin zorlasmasi bize viz gelir, bilirsin sen..

14 Eylül 2014 Pazar

716 - Düşünüyorum öyleyse....

bugün özel bir ada günü.. çünkü ada felsefi, ilmi bir sohbete ev sahipliği yaptı.. ruhu açan bir yerde ruha dair konuşmak pek anlamlı oldu.

13 Eylül 2014 Cumartesi

715 - Romantik piknik

adaya gelen aşıklari seviyoruz. ruzgara ragmen sahilde piknik yapan asiklari daha da..

12 Eylül 2014 Cuma

714 - Gizemli adimlar

adanin her kapisini acmak, her bahcesini gormek istedigim dogrudur.. hele boyle gizemli olanlari, ah!