31 Aralık 2012 Pazartesi

94. gun - Ama en mutlusundan

ben, ada ve kocayemis hepinize mutlu seneler dileriz.
(sehrin kokinasi varsa adanin kocayemisi var!)


sonradan gelen ekleme: bir arkadaşım sordu fotoğrafı gördükten sonra: "aa adada kocayemiş mi var, bayılırım?"  "var tabi, hatta bahçemde. ben pek sevemedim, o yüzden dökülüp heba oluyorlar. gelin de yiyin."

30 Aralık 2012 Pazar

93 - Tık tık tık

adaya gelen misafiri ilk olarak kapida gormezsiniz. once, onu size getiren motorda gorursunuz. pek keyiflidir yavas yavas yaklasmasini izlemek. iste biri daha geliyor. keyifle keyfe..

29 Aralık 2012 Cumartesi

92 - 3. aydonumu

cok ozel bir kahvalti hazirligi var adada bugun. cunku hem adayla 3. ayimizi dolduruyoruz, hem de cok uzaklardan cok ozel bir misafir adayla tanisacak!
ve evet, "kahvaltinin mutlulukla bir ilgisi olmali".

28 Aralık 2012 Cuma

91 - Corba

1. adadan bostanci'ya giden motorlarin cogu once kinaliadaya ugrar. cok azi direk bostanci'ya gider. bir kaci da heybeliada ve buyukada ustunden gider. benim bindigim saatlerdeki motorlar genelde kinali ustunden gidenler oluyor. bu sabah ilk defa 8:40 motoruna binince kendimi bir adalar turunda buldum; heybeli ve buyukada sabahini izledim uzaktan da olsa. (yol baya uzadi ama hava da guzel olunca gozu gonlu acan bir yolculuk oldu; tavsiye edilir.)
2. zor bir gun; zor bir toplanti, cunku bir veda iceren. (daha fazla yazamayacagim hakkinda.)
3. yok. (bunu da yazamayacagim, ada anladi nasil olsa.)
4. mekan degisikligi ve bir toplanti daha..
5. ve sonrasinda akillara zarar bir trafik!
6. sonunda bostanci'ya varis ve alisveris (sehirden adaya bir seyler tasimak oyle zor ki, pahalilik filan umursanmiyor artik da adada bulamadiklariniz yuzunden hala mahkumsunuz sehir marketlerine)
7. el kol sirt dolu halde hareket etmeye calisma idmanlari, numara bilmem kac. (kas yapmak isteyen arkadaslara adada yasamalari israrla salik verilir.)
8. motor beklerken yemek yeme hali (yine durumcu ama tatsiz tuzsuz sanki bugun - usta mi degisti ne oldu?)
9. 20:00 motoruyla yolculuk (kinali ustunden)
10. adaya inis. hahah! fayton yok!! faytonlarin durmasi gerekip de durmadigi yerde durup ellerimi semaya acip haykirasim var: ben de insanim, nasil tasiyayim bunlari, nasil! (tasiyorum tabi sonunda)
11. yine karanlik issiz sokaklar ve yine bir yerlerden havlama sesleri geliyor. bir kopek de degil bu sefer, koroyu kurmuslar, konser var mubarek. (mumkunse gececegim sokaklarda olmayın, bu aksam kaldiramayacagim.)
12. nihayet eve varis. (iyi ki varsin ada!)
13. adada dolunay var. (guzel bir fotografini cekemedim maalesef.)
14. adada yeni bir mum var. (yakinca sevimli bir yaratiga donusen - dolunay yerine bununla idare edin artik.)

ada: hayirdir, cenen dusmus bugun senin?
bb: yok. aslinda soylemek istedigim baska seyler var da soylememek icin hava su muhabbeti iste. gecer gecer.

27 Aralık 2012 Perşembe

90 - Sicrama

sehrin huzursuzlugu, huzuruyla meshur adaya bile sicrar bazen.
ve ada isyan eder:
_sehirde olani, olacagi orada birak; bana tasima lutfen. huzurumu kaciriyorsun yahu!

26 Aralık 2012 Çarşamba

89 - Dikkat, güzellik var!

bu akşam adaya dönerken gün batıyordu. deniz, gök, manzara öyle güzeldi ki, kıyamadım güzelliğe, daha fazla insan görmeliydi. kıyamadım size, daha fazla güzellik görmeliydiniz. buyrunuz, görünüz.

25 Aralık 2012 Salı

88 - Kotasiz sevgi

ada,

kiskanclikta rakiplerin var:

_keske adamda olsaydim. bu guzel havada ne guzeldir simdi!
_aaa, ada da ada. hepimizden cok adani seviyorsun artik.

soyle onlara ada, sevme kotasi diye bir sey yok, sevmenin siniri yok!

24 Aralık 2012 Pazartesi

87 - Eğer

yalnızlığı sevmiyorsanız,
kendi kendinize zaman geçirmeye alışık değilseniz,
kendinizi oyalamayı, eğlendirmeyi bilmiyorsanız,
kendi başınıza kalınca duygularınızla, düşüncelerinizle yüzleşmekten korkuyorsanız,
tam da bu yüzden hep kalabalıkları tercih ediyorsanız,
üzgünüm, adada (yalnız) yaşayamazsınız.

23 Aralık 2012 Pazar

86. gün - Ada beni sana kapat.

zor bir haftaydı.. 2 seyahat, 3 eğitim, bolca trafik, çokça koşturma: yorgunluk.. sevdiğiniz bir işin sonuna adım adım yaklaşma hali: ağırlık.. uzun zamandır hayatınızda olan bir okulun, veda etmeye hazırlanan size hazırladığı veda: gözyaşı.. bir öğrencinin gözünüzün içine bakarak sorduğu o soru - "neden?": çaresizlik.. ülkenin doğusunda hakkı verilmeyen üniversite öğrencilerinin gözlerindeki ışık: umut.. 168 öğrencinin doldurduğu salonda sadece 3 öğrencinin küçük prens'i okumuş olması: umutsuzluk..
evet, garip bir haftaydı. sonunda ihtiyacım olan tek şey adaydı ve adaya kapanmak... yaptım.
çünkü biliyordum; ada dinlendirir, iyileştirir, hafifletirdi... yaptı.

22 Aralık 2012 Cumartesi

85 - İtiraf

kisin donacaksin, dediniz hepiniz.
itiraz ettim hep: yok canim, ben oyle cok usumem.
simdi itiraf ediyorum: kis geldi ve usuyorum. _sakin gulmeyin!
(donma isini, daha da kisa sakliyorum.)

21 Aralık 2012 Cuma

84 - Kar yok

işte bu sefer ben sana küsüm ada. güç bela gece döndüm istanbul'a. sabah kalktım koşa koşa sana geldim. karı görecektim güya, karlı seni. ama nerdeee! eser kalmamış kardan. hani saklayacaktın benim için? küs-tüm!

20 Aralık 2012 Perşembe

83 - Kar

ada,
ben senden cok uzaklardayim ve sen beyazlara burunmussun! cok merak ediyorum. deli oluyorum o halini gormek icin. ama sabretmek zorundayim biraz. karini bana sakla olur mu?
elazig'dan sevgiler,
bir kar cocugu

18 Aralık 2012 Salı

81 - Beklerken

malumunuz, vapuru motoru sıkça kaçıran bir adalı olarak iskele civarlarında bolca vaktim oluyor. ben de beklerken yapılabilecek en iyi şeylerden birini yapıyor, yiyor içiyorum. olur ya, siz de adalı olursunuz bir gün, iskelede motor saatini beklerken acıkırsınız dedim, üşenmedim, sizin için çizdim: (çizebiliyormuşum gibi!)

cakes & bakes: kahvesi ve kurabiyeleri denemeye değer. ayrıca küçük ve şirin mutfak eşyaları satıyorlar. (kendinizi kaybedebilirsiniz, dikkat!)
cordon: salaş bir yer. ortamla pek alakasız olsa da menüde görünce dayanamadım ve sufle yedim bir kere. şaşırtıcı ama başarılı olduğunu söylemeliyim. (garsonlarla iletişim kurmak ustalık istiyor, aklınızda olsun.)
marmaris büfe: açsınız ama motor kalktı kalkacak. doğru yerdesiniz, ıslak hamburgeriniz anında hazır. (2 tane tabi!)
beer's: akşam yemeğini geçiştirmeyeyim de şöyle adam gibi bir şey yiyeyim mi diyorsunuz? burası uygun öyleyse. (bir de risotto'yu normal pirinçle yapmasalar, biz risottoseverleri üzmeseler ne güzel olacak.)
adanalı serra dürüm: favorilerimden! herhalde en çok burada yiyorum. ekstra salaş bir yer. ama ana salona değil deniz kıyısındaki bölüme inmelisiniz. küçük masalar, sandalyeler, enfes bir dürüm, minik şeffaf bir kapçıkta gelen turşular ve ayran. (ayrıca sigara içilebiliyor olması pek şahane değil mi?)
starbucks: kahvenin en güzeli için. (evet, bir starbucks bağımlısıyım.)

afiyet şeker olsun! 
hamiş: vapur saatlerinin oldukça seyrekleştiği kış sezonunda adaya motorların kalktığı tek yer olduğu için (ve genelde anadolu yakasındaysanız bu ara) en çok vakit geçirdiğiniz iskele bostancı iskelesi tabi ki.

17 Aralık 2012 Pazartesi

80 - Enerji

burgaz'dan binen yolcular uyuklamaktadir. ta ki bir grup enerji topu kinali'dan binene kadar..
okula gitmek icin degil, biz "yaslilari" uyandirmak icin biniyorlar aslinda motora.. napalim, uyaniyoruz biz de. ve hep birlikte sinavlarina calisiyoruz.

hamis: adalarda sadece yaslilarin, inzivaya cekilenlerin yasadigini dusunenlere de bu resimle selam olsun.

16 Aralık 2012 Pazar

79. gün - Beklenen

ada söylüyor şarkıyı; ben değil..
size söylüyor; bana değil..




15 Aralık 2012 Cumartesi

78 - Yeniler askina

adayla birlikte yeni seyler denemeyi seviyoruz. bugun yeni kaliplarimizla yeni bir sey ogrendik mesela: muffin yapmak.
agac muffin: adada bolca olan ve cok sevdigim cam agaclari
adam muffin: mutlu ada insanlari
yildiz muffin: adanin ta kendisi! cunku adada yasamak yildizlar ustunde yasamak gibi..

12 Aralık 2012 Çarşamba

75 - Hey ozgurluk

sabah iskeleye yururken gordum.. sabahima mutluluk katti atlarin ozgur olmasi fikri.. ama dogru degildi elbet..  ve cok anlamliydi, ozgurluklerinin yanibasindaki trafonun ustundeki olum tehlikesi isareti.. "olum tehlikesi" coktan "ozgurluk tehlikesi"ne donusmustu.. ozgurluk, olume yaklasmak adim adim.. ozgurlukten korkmak, olumden korkulmadigi kadar..
hem salt atlar icin degil; insanlar icin de.. hatta en cok bizim icin..

11 Aralık 2012 Salı

74. gün - Asi hormonlar

bu akşam.. 7 civarları.. karanlık tabi alabildiğine.. ve insansız.. yürüyorum eve doğru.. o da ne? yolun ortasında oturan kocaman bir köpek.. ve sokakta bir ben bir o.. "benim sokağımdan geçiyorsun, farkında mısın?" bakışıyla bana bakıyor.. ben ona bakıyorum, "farkına vardırmayacaksın, değil mi?" bakışıyla.. "görünce durma, devam et" diyorlar hep.. öyle yapıyorum ben de.. istifimi bozmuyor, yürümeyi sürdürüyorum.. aramızdaki mesafe daralıyor.. yürüyorum.. söylenenleri aklıma getirmeye devam ediyorum: "korkma. korkunca vücut korku hormonu salgılıyor, köpek o hormonun kokusunu alıyor ve saldırıyor." eyvallah! hemen içimde olan bitene talimat gönderiyorum: "pişt korku, yokol bakayım. hey hormonlar, salgılanmayı kesin." gelin görün ki, bu iç ve içindekiler öyle pek kolay zaptedilemiyor. dinlemiyorlar sahibi. sahip yine eli mahkum, kendi başına çözecek belli ki.. yürüyorum, ağlasam mı bayılsam mı kararsızlığıyla.. yürüyorum, deli gibi korku hormonu kokusu salarak.. sonunda geçiyorum yanından hala bana bakmakta olan köpeğin, ama artık göz teması kur-a-mayarak.. bir süre daha hızlı adımlar, fikrini değiştirir de arkadan saldırırsa, fikriyle.. kafi süre sonra da derin bir nefes ve rahatlama hali..
yalnız aklıma takılan bir şey var, köpeğin burnu mu tıkalıydı acaba? yok değilse, bu korku hormonu kokusu teziniz var ya, fena "patladı"!

9 Aralık 2012 Pazar

72 - Pranga

_sıkılmıyor musun orada yalnızken?
_yalnız değilim ki, adam var!

ada dayanamaz, lafa karışır: "neymiş, yalnız değilmiş çünkü adası varmış! kuyruklu yalan! yalnız değil, çünkü telefonu var: yeni-dünya-prangası. ve ucunda veya ekranında siz veya iş. ya konuşur, ya okur, ya yazar. ama kurtaracağım onu bu bağımlılıktan; yakındır. telefon hatlarının adada çekmemesi için bir yol bulayım hele.."

7 Aralık 2012 Cuma

70 - Maaile

hayatimdaki herkesin hayatindasin ada. yedisinden yetmisine..
3 yasindaki yegenim telefonda haykiriyor: ben gemiye biniceem, adaya geliceeem. atlar var mi atlar?

5 Aralık 2012 Çarşamba

68 - "Güzel günler göreceğiz, güneşli günler"

adada yürürken arkadaşım göstermişti aylar önce: "senin evin bu caddede olmalı mutlaka." (olmadı ama yine manidar adlı bir yerde oldu.) aslına bakarsanız sevmiştim bu fikri. gönüllü caddesinde bir gönüllü evi. çünkü evet, gönüllülük sadece iş hayatımda değil özel hayatımda da önemli bir yere sahip. gönüllülük bir yaşam tutkusu benim için.. paylaşmak, dokunmak, vermek, almak.. başkalarıyla bir olurken, kendin olmaya yaklaşmak adım adım.. sevgiyi sunarken başka gönüllere, kendi gönlünü besliyor olmak.. sevmek; sevdikçe daha çok sevmeyi öğrenmek.. daha çok sevdikçe, daha çok sevmelerine vesile olmak.. anlamak, anlamlandırmak, anlatmak.. fark ettirmek.. çoğaltmak.. umut etmek.. inanmak.. inançla sarılmak iyiye, daha iyi için.. daha iyi olduğumuzdan değil aslında, iyi bir insan olarak hatırlanmak filan için de değil; iyi bir şey yapabilmek-bırakabilmek için belki.. bağcı değil, üzüm aslonan..

dünya gönüllüler gününüz kutlu olsun dünya üstündeki gönül sahibi tüm gönüllüler! iyi ki varsınız. bakın, ada sizin adınızı caddesine vermiş:


4 Aralık 2012 Salı

67 - Adrenalin

ekstrem sporlardan birini mi yapmak istiyorsunuz? adaya tasinin. hem oyle ne yapacagim, nerede yapacagim, ne kadar odeyecegim derdi de yok. bu guzel (?) havalarda ada-sehir arasinda yaptiginiz her yolculuk istemediginiz kadar heyecan katacak hayatiniza.
ben an itibariyle yapiyorum mesela. istahli dalgalarin icinden geciyor cesuryurek motorumuz. "sayin yolcularimiz, bir 'dalgalarla savas' seyahatine daha hosgeldiniz. haydi bakalim, simdi saga yatiyoruz, simdi solaaa, simdi de ziplayalim bir guzel, hoop!" adrenalin dorukta! "bu arada hala cay icebilecek kivamdaysa mideleriniz, caylar sirketten degil. iyi yolculuklar."
_sey, pardon, can yelekleri neredeydi acaba?

3 Aralık 2012 Pazartesi

66 - Hazirol

ada sana 2 misafir getiriyorum. birini taniyorsun zaten. digeriyle ilk kez tanisacaksin. cok uzaktan geliyor ve seni cok merak ediyor. blogumuzun en siki takipcilerinden ayni zamanda. haydi suslen puslen hazirlan, motordayiz, geliyoruz.

2 Aralık 2012 Pazar

65 - An

_neden suratini asiyorsun ada?
_neden olacak, biliyorum bitiyor kafa iznin.
_ama daha bitmedi. bak hala bugunumuz, bu animiz var. hem ne guzel bir pazar!
_benimle her gun guzel bi kere!
_ukalasin ada.
_gercekciyim bb.

1 Aralık 2012 Cumartesi

64 - Agac olmak ya da olmamak

tam da bunu dusunerek geldim adaya. sehirde bir agac olmaya isyan ederek.. tam da bunu dusunerek bugun bu sozu yapistirdim panoya.. agac oldugunu sanan arkadaslarim adaya gelip de bunu okuduklarinda dusunsunler diye.. gelemeyenler de buradan okusun bari. ve dusunsun..
_ama agaclar dusunemez ki.
_agac degilsin sen, agac degilsin sen, sen agac degilsin..

(salt sehir-ada meselesi degil bu. rutin, mutsuz bir hayati bile bile surdurme hali, suruklenerek)