huzurlarinizda en korkunc kapi..
bir kapidan korkar mi insan? korkar.
aksamlari karanlik, tedirgin eve donus yolunda (ki bu sokak epey karanliktir) dalgin yururken bu kapinin onune gelince sicramak farzdir (ve her seferinde). orada biri var duygusu! kapidan degil kendinden korkmak aslinda.
_kaldirin su aynayi allah askina! aynali kapi olur mu hic?
31 Ocak 2013 Perşembe
30 Ocak 2013 Çarşamba
124. gün - Cesaret
üst üste geldi bugün..
önce biri: "uzun zamandır okuyamamıştım. bugün uzun uzun okudum ada bloğunu. yalnız, senin şu adamlar birbirine karışıyor" dedi.
_ah keşke! keşke karışsaydı adam adama._
sonra bir diğeri (düzenli karilerimizden): "yine kendini tutamamış, aşktan meşkten bahsetmişsin. yabancılar da okuyabilir, neden yazıyorsun bunları, anlamıyorum." dedi.
_ben de aşktan neden korktuğumuzu anlamıyorum. neden saklıyoruz kendimizi "robot insan kostümleri" altında? (robot insan: daima katı, daima güçlü, ezilmez, üzülmez, düşmez, ağlamaz. aşk mı? tabi ki aşık olmaz. olursa da önce kabul, sonra belli etmez.) neden bu her daim güçlü görünme düşkünlüğü? hem aşık olmak güçsüzlük mü ki? yabancılar aşık olduğunu bilmemeliymiş miş miş. niye? onlar aşık olmaz mı? iş hayatındaki insanlar aşık olduğunu bilmemeliymiş miş miş. niye? onların kalbi yok mu? nasıl bir düzen bu? aşık olan-olabilen biriysek, profesyonel hayatımızdaki ciddi kimliklerimizi kaybetmiş mi oluyoruz? her şeyimizle tek bir kimlik olarak kabul edilmeyeceksek, ve farklı farklı kimliklere bürünmek zorunda kalacaksak, nasıl hesap vereceğiz kendimize? nasıl bahsedeceğiz dürüstlükten, doğallıktan? özgürlük istiyorum! en insani, en bize has duygulara, ve bu duyguların açığa vurulma hakkına özgürlük istiyorum! bir iş toplantısının başında bilmem hangi büyük kurumun hangi büyük müdürü "nasılsınız?" dediğinde "aşığım" diyebilmek istiyorum mesela! ütopik mi, hayır. insan, kendini kabullenmeyi öğrendiği gün gerçek olacak, inanıyorum._
cevap verdim arkadaşıma: yazarım tabi! çünkü bu benim ada bloğum ve ben bu aşkı en çok adadayken yaşadım, dolayısıyla aşkın en doğal hakkı ada günlüğüme girmek.
hatta bu akşam öyle romantik ki ada;
_solumda kınalı'nın ışıkları denize vuruyor.. saygı duruşunda aşka.
uzaklarda istanbul'un ışıkları.. titriyor aşkın karşısında._
daha fazlasını da yazacağım korkarım.
_basmayacaktınız damarıma!_
evet aşık oldum. hem de çok! her aşkın başında "bu başka" deriz ya; bu gerçekten başkaydı sanki. yüzlerce kişinin önünde eğitim verip heyecan nedir bilmeyen birine heyecanın ne olduğunu öğretti.
_öyle hızlı atıyordu ki kalbim, dışarıdan göründüğünü düşünürdüm. konuşurken eli kolu durmayan ben, bu kez titreyen ellerimi saklayacak köşe arardım. "bu ses benim değil" dediğim anlar oldu, tanımadığım ürkek bir sesim de varmış, tanıştım._
kalmak ve gitmek ikilemine sıkışmaktı aşk. hem orada duramamak, bir an önce kaçmak istemek; hem de çakılı kalmak orada, olduğun yerden kalkamamak. ayık bir baygınlık haliydi..
_bayılma hissi nasıl bir şeydir bilir misiniz? o his geldiğinde hemen bayılman en iyisidir. fakat his gelir ve bayılamazsan bir çaresizlik yapışır yakana. ne ayıksındır, ne baygın. dayanılmaz bir histir. bayılmayı istersin bir an önce, bayılayım da bitsin bu, geçsin, dersin._
soğuk terler dökerken içinin yanmasıydı.
_aşk alev olmuş, ısıtıyordu içimi._
aklına mukayyet olamamaktı. bir nevi delilikti aşk.
_yolda yürürken kendi kendime gülüyordum. görenler deli diyordu belki, oysa sadece aşıktım._
kalp kanat takmış, uçmak için sabırsızlanıyordu adeta.
_ürkek kuş ürkek yürekte.. pırpır._
mutluluk ve mutsuzluk arasında gidip gelmekti.. bir uçurumun başında aşağı bakarken korkulu; manzaranın olağanüstülüğü karşısında coşkulu.
_"bir şey var aramızda.... senin bakışlarından belli.... benim yanan yüzümden..."
bakışlarını üstümde hissederdim, cesaret edip de başımı çeviremezdim. şimdi ne sen varsın, ne bakışların; gözlerim pişman._
evet, aşık oldum. şimdilerdeyse olur olmaz şeyler yapıyor, bu aşkın (da) bitmesini, zamanın dost elini uzatmasını, unutma ilacının tesirini göstermesini bekliyorum.
_unut artık, diyorsunuz ya, bir acayip geliyor bana. söylesenize, nasıl oluyor bu iş? "ey aşk, bit" diyorsunuz ve bitiyor mu sizinkiler? desenize maharetsizlik bende._
nedenine, niyesine girmeyeceğim. malum, arkadaşlar kızıyorlar sonra. daha fazla kızdırmadan kimseyi, gelin kapatalım bu konuyu: ey insan! korkma aşktan, korkma kendinden! duygulara özgürlük! yaşasın özgürlük!
_aşk, terk etme bizi!_
önce biri: "uzun zamandır okuyamamıştım. bugün uzun uzun okudum ada bloğunu. yalnız, senin şu adamlar birbirine karışıyor" dedi.
_ah keşke! keşke karışsaydı adam adama._
sonra bir diğeri (düzenli karilerimizden): "yine kendini tutamamış, aşktan meşkten bahsetmişsin. yabancılar da okuyabilir, neden yazıyorsun bunları, anlamıyorum." dedi.
_ben de aşktan neden korktuğumuzu anlamıyorum. neden saklıyoruz kendimizi "robot insan kostümleri" altında? (robot insan: daima katı, daima güçlü, ezilmez, üzülmez, düşmez, ağlamaz. aşk mı? tabi ki aşık olmaz. olursa da önce kabul, sonra belli etmez.) neden bu her daim güçlü görünme düşkünlüğü? hem aşık olmak güçsüzlük mü ki? yabancılar aşık olduğunu bilmemeliymiş miş miş. niye? onlar aşık olmaz mı? iş hayatındaki insanlar aşık olduğunu bilmemeliymiş miş miş. niye? onların kalbi yok mu? nasıl bir düzen bu? aşık olan-olabilen biriysek, profesyonel hayatımızdaki ciddi kimliklerimizi kaybetmiş mi oluyoruz? her şeyimizle tek bir kimlik olarak kabul edilmeyeceksek, ve farklı farklı kimliklere bürünmek zorunda kalacaksak, nasıl hesap vereceğiz kendimize? nasıl bahsedeceğiz dürüstlükten, doğallıktan? özgürlük istiyorum! en insani, en bize has duygulara, ve bu duyguların açığa vurulma hakkına özgürlük istiyorum! bir iş toplantısının başında bilmem hangi büyük kurumun hangi büyük müdürü "nasılsınız?" dediğinde "aşığım" diyebilmek istiyorum mesela! ütopik mi, hayır. insan, kendini kabullenmeyi öğrendiği gün gerçek olacak, inanıyorum._
cevap verdim arkadaşıma: yazarım tabi! çünkü bu benim ada bloğum ve ben bu aşkı en çok adadayken yaşadım, dolayısıyla aşkın en doğal hakkı ada günlüğüme girmek.
hatta bu akşam öyle romantik ki ada;
_solumda kınalı'nın ışıkları denize vuruyor.. saygı duruşunda aşka.
uzaklarda istanbul'un ışıkları.. titriyor aşkın karşısında._
daha fazlasını da yazacağım korkarım.
_basmayacaktınız damarıma!_
evet aşık oldum. hem de çok! her aşkın başında "bu başka" deriz ya; bu gerçekten başkaydı sanki. yüzlerce kişinin önünde eğitim verip heyecan nedir bilmeyen birine heyecanın ne olduğunu öğretti.
_öyle hızlı atıyordu ki kalbim, dışarıdan göründüğünü düşünürdüm. konuşurken eli kolu durmayan ben, bu kez titreyen ellerimi saklayacak köşe arardım. "bu ses benim değil" dediğim anlar oldu, tanımadığım ürkek bir sesim de varmış, tanıştım._
kalmak ve gitmek ikilemine sıkışmaktı aşk. hem orada duramamak, bir an önce kaçmak istemek; hem de çakılı kalmak orada, olduğun yerden kalkamamak. ayık bir baygınlık haliydi..
_bayılma hissi nasıl bir şeydir bilir misiniz? o his geldiğinde hemen bayılman en iyisidir. fakat his gelir ve bayılamazsan bir çaresizlik yapışır yakana. ne ayıksındır, ne baygın. dayanılmaz bir histir. bayılmayı istersin bir an önce, bayılayım da bitsin bu, geçsin, dersin._
soğuk terler dökerken içinin yanmasıydı.
_aşk alev olmuş, ısıtıyordu içimi._
aklına mukayyet olamamaktı. bir nevi delilikti aşk.
_yolda yürürken kendi kendime gülüyordum. görenler deli diyordu belki, oysa sadece aşıktım._
kalp kanat takmış, uçmak için sabırsızlanıyordu adeta.
_ürkek kuş ürkek yürekte.. pırpır._
mutluluk ve mutsuzluk arasında gidip gelmekti.. bir uçurumun başında aşağı bakarken korkulu; manzaranın olağanüstülüğü karşısında coşkulu.
_"bir şey var aramızda.... senin bakışlarından belli.... benim yanan yüzümden..."
bakışlarını üstümde hissederdim, cesaret edip de başımı çeviremezdim. şimdi ne sen varsın, ne bakışların; gözlerim pişman._
evet, aşık oldum. şimdilerdeyse olur olmaz şeyler yapıyor, bu aşkın (da) bitmesini, zamanın dost elini uzatmasını, unutma ilacının tesirini göstermesini bekliyorum.
_unut artık, diyorsunuz ya, bir acayip geliyor bana. söylesenize, nasıl oluyor bu iş? "ey aşk, bit" diyorsunuz ve bitiyor mu sizinkiler? desenize maharetsizlik bende._
nedenine, niyesine girmeyeceğim. malum, arkadaşlar kızıyorlar sonra. daha fazla kızdırmadan kimseyi, gelin kapatalım bu konuyu: ey insan! korkma aşktan, korkma kendinden! duygulara özgürlük! yaşasın özgürlük!
_aşk, terk etme bizi!_
29 Ocak 2013 Salı
123. gün - 4. ay
adayla dördüncü aydönümümüzde özel bir şey yapmak istedim ve tadilatın bitmiş olmasını umarak sait faik'in evine gittim.. bitmemişti yazık ki.. şimdilik şunlarla idare edelim:
28 Ocak 2013 Pazartesi
122 - Nefes
bir panom var adada. gelenler de adaya dair bir şeyler yazıyor, çiziyor, yapıştırıyorlar üstüne. az önce önünden geçerken bu not gözüme çarptı tekrar. "nefes için teşekkürler" demişti arkadaşım. oysa sadece bir kaç saat geçirmişti adada. ama yine de nefesti ada, nefes almaktı, uzaklaşmak, ara vermek, soluklanmaktı..
bir şey istiyorum şimdi senden ey kari: derin bir nefes al (burnundan), ama yavaş yavaş. havanın içinde izlediği yolu takip et. sadece aldığın nefesi düşün-hisset. ve ver sonra nefesi (ağzından), yine yavaşça.. adada olmak böyle bir his işte!
bir şey istiyorum şimdi senden ey kari: derin bir nefes al (burnundan), ama yavaş yavaş. havanın içinde izlediği yolu takip et. sadece aldığın nefesi düşün-hisset. ve ver sonra nefesi (ağzından), yine yavaşça.. adada olmak böyle bir his işte!
27 Ocak 2013 Pazar
121 - İç dökme
ada, adalının içini döktüğüdür.. şehirden dönünce ilk iş, şehir haberlerini verdiğidir..
_........işte böyle. kızdın mı bana ada?
_kızmadım. sadece anlayamıyorum. unuttun mu ki?
_unutmak için belki..
_........işte böyle. kızdın mı bana ada?
_kızmadım. sadece anlayamıyorum. unuttun mu ki?
_unutmak için belki..
26 Ocak 2013 Cumartesi
25 Ocak 2013 Cuma
119 - İyi ki doğdun hayatıma
yılbaşında yapılır genelde.. geçen seneyle hesaplaşılır.. gelecek senenin hayalleri kurulur, beklentileri sıralanır.. ben, yılbaşında değil doğum günümde yaparım.. yılın ilk ayında doğduğumdan belki.. belki de yılı değil yaşı önemsediğimden.. ritüeli bu sene de bozmuyoruz elbet.
geride bıraktığım "eski" yaşa baktığımda "mutlu"yum.. hayat ya bu, acıları sancıları vardı pek tabi. hatırlamaya ne hacet! güzellikleri, yenilikleri, iyilikleri hatırlamak, kucaklamak ve şükretmek lazım. evet.. doğru işler yaptım. iyi insanlar tanıdım. güzel yerler gördüm. "ben daha önce hiç aşık olmamışım" diyecek kadar aşık oldum.. gördüm, güldüm, eğlendim, öğrendim, okudum, izledim, düşündüm, dinledim, konuştum, olmaya devam ettim.. geneline baktığımda, geride bırakmalar görüyorum bolca. her yaşa bir tema belirlemek gerekse, bu yaşa "tebdil-i mekanda ferahlık vardır" konseptini yakıştırmak yanlış olmayacaktır sanırım.. ve tebdil-i mekan demişken; tabi ki eski yaşın en en en'i ada oldu. adalı olmam yaşa damgasını vurdu.. tam da bu yüzden muhteşem bir yaş oldu! "iyi ki doğdun hayatıma, ada!"
"yeni" yaşa ve hayallerine gelirsek; "umut"luyum.. her yeni yaştan olduğum gibi.. umutlarıma gelince; onları yalnız ada bilecek..
geride bıraktığım "eski" yaşa baktığımda "mutlu"yum.. hayat ya bu, acıları sancıları vardı pek tabi. hatırlamaya ne hacet! güzellikleri, yenilikleri, iyilikleri hatırlamak, kucaklamak ve şükretmek lazım. evet.. doğru işler yaptım. iyi insanlar tanıdım. güzel yerler gördüm. "ben daha önce hiç aşık olmamışım" diyecek kadar aşık oldum.. gördüm, güldüm, eğlendim, öğrendim, okudum, izledim, düşündüm, dinledim, konuştum, olmaya devam ettim.. geneline baktığımda, geride bırakmalar görüyorum bolca. her yaşa bir tema belirlemek gerekse, bu yaşa "tebdil-i mekanda ferahlık vardır" konseptini yakıştırmak yanlış olmayacaktır sanırım.. ve tebdil-i mekan demişken; tabi ki eski yaşın en en en'i ada oldu. adalı olmam yaşa damgasını vurdu.. tam da bu yüzden muhteşem bir yaş oldu! "iyi ki doğdun hayatıma, ada!"
"yeni" yaşa ve hayallerine gelirsek; "umut"luyum.. her yeni yaştan olduğum gibi.. umutlarıma gelince; onları yalnız ada bilecek..
24 Ocak 2013 Perşembe
118 - Ada ne zaman doğdu peki?
_gitme.. benimle geçir bu günü..
_gitmem lazım ada.. hem ilk yarısını seninle geçirdim ya. diğer yarısı da şehirdeki sevdiklerimin.
_üff!
_asma suratını, yakışmıyor. ayrıca, söylesene senin doğumgünün ne zaman?
_gitmem lazım ada.. hem ilk yarısını seninle geçirdim ya. diğer yarısı da şehirdeki sevdiklerimin.
_üff!
_asma suratını, yakışmıyor. ayrıca, söylesene senin doğumgünün ne zaman?
23 Ocak 2013 Çarşamba
117 - Öykü saati
öyle içten, öyle gerçek ki, okunmamasına razı olmuyor gönlüm.. hala okumuyorsanız dinleyin bari. sait faik'ten havuz başı sizin için geliyor:
....çarşamba ....içimde bir şey koşuyor....du.
....çarşamba ....içimde bir şey koşuyor....du.
22 Ocak 2013 Salı
116 - Yok
seni uzaktan gordum bugun ada. gunduz sakin, aksam isikli hallerini.. yakinina varamadim.. olsun.. seni uzaktan sevmek de guzel..
21 Ocak 2013 Pazartesi
115 - "İyi" sabahlar
_gunaydin sait faik!
_gunaydin bb!
_blog okuyucularina soylemek istedigin bir sey var mi?
_hmm, bir dusuneyim.. kotulukten, yalandan dolandan, hirstan uzak dursunlar. dusmusun, zayifin yaninda olsunlar; elinden tutsunlar.. insanlarin gozunun icine bakmaktan korkmasinlar.. sevsinler, umarsizca sevsinler.. insani, hayati, denizi, su cirkin sesli kargayi dahil.. niye uzatirim ki lafi; insan olsunlar iste, "iyi" insan..
_gunaydin bb!
_blog okuyucularina soylemek istedigin bir sey var mi?
_hmm, bir dusuneyim.. kotulukten, yalandan dolandan, hirstan uzak dursunlar. dusmusun, zayifin yaninda olsunlar; elinden tutsunlar.. insanlarin gozunun icine bakmaktan korkmasinlar.. sevsinler, umarsizca sevsinler.. insani, hayati, denizi, su cirkin sesli kargayi dahil.. niye uzatirim ki lafi; insan olsunlar iste, "iyi" insan..
20 Ocak 2013 Pazar
114 - Bağımlılık
bugün adada bir bergman filmi izledim. filmde bir ada vardı; hem benzeyen benim adama hem benzemeyen. (kozalaklar vardı, ıssızlık, sessizlik, buğu, vapur sesleri, hayvanlar, soğuk hava evlerin dışında, sıcak atmosfer evlerin içinde.. aynı benim adam gibi. ama araba vardı, mutsuz insanlar, kötülük vardı; neyse bunlar konu dışı.) sonra o adada bir adam vardı. adaya kaçan, yalnızlığa, yalnızlığına.. sonra bir kadın geldi filme. daha da sonra kadın adamın adadaki evine geldi. adamla kadın adada yaşamaya başladılar. gel zaman git zaman, ilişki çürüdü. kadına şöyle dedi adalı adam: özgür olmak istiyorum, yalnızlığımı geri istiyorum.
ah! içim acıdı. acıdı çünkü anladım adamı. çünkü bir adada yalnız olmak, "ada yalnızlığı" başka türlü bir yalnızlıktı ve feci halde bağımlılık yaratıyordu. tehlikeliydi ve farkındaydım-farkındayım. (adamın yalnızlık bağımlılığından başka gerekçeleri/sorunları da vardı elbet ama onları da yazarsam filmi izlemezsiniz, ustaya haksızlık olur.)
19 Ocak 2013 Cumartesi
113 - Lodos agrisi
adada yasiyorsaniz lodosa, lodosun hediyelerine -"lodos basimin icinde esiyor" dedirten agrilara mesela- alisacaksiniz. alismasaniz da dayanacaksiniz. kacari, kacisi yok, uzgunum.
18 Ocak 2013 Cuma
112 - Maalesef
caanim adam,
bu seferki rotar son vapuru da kacirtiyor. affet!
hamis: adada yasiyorsaniz sehrin muhtelif yerlerinde calacak kapiniz, kalacak yeriniz olmali.. benim bolca var neyse ki..
bu seferki rotar son vapuru da kacirtiyor. affet!
hamis: adada yasiyorsaniz sehrin muhtelif yerlerinde calacak kapiniz, kalacak yeriniz olmali.. benim bolca var neyse ki..
17 Ocak 2013 Perşembe
111 - Besik yolculugu
vapurdayim saniyorsaniz yaniliyorsunuz.. adadan kadikoy'e giden besikteyim.. arsiz deniz besigi salliyor; martilar ninni soyluyor..
16 Ocak 2013 Çarşamba
15 Ocak 2013 Salı
109 - Hayır, benim adam!
başkalarının cümlelerini okurken kendi cümlelerinizi okuyor gibi hissetmek..
buyrunuz, adaya dair ekşisözlük'ten sizin için seçtiklerim:
(hamiş: adaya "adam" diyen başkaları da varmış!)
"burgaz adasında oturanlar, diğer adalara ve özellikle büyükada'da oturanlara kem gözle bakarlar.
onlara göre süpermarketi ve bankası olan ada, ada değildir."
buyrunuz, adaya dair ekşisözlük'ten sizin için seçtiklerim:
(hamiş: adaya "adam" diyen başkaları da varmış!)
"burgaz adasında oturanlar, diğer adalara ve özellikle büyükada'da oturanlara kem gözle bakarlar.
onlara göre süpermarketi ve bankası olan ada, ada değildir."
"istanbul gibi bir sehirde, hala mahalle bakkali, manavi, kasabi gibi kavramlara sahip olmasinin yani sira; yolda yururken birbirine gulumseyen, selamlasan komsuluk iliskilerine de sahip kucuk, sirin adacik."
"benim büyük cennetim."
"istanbul'a bu kadar yakın olmasına rağmen, sessizliği ve huzur veren sokaklarıyla apayrı bir dünya resmen. mutlaka görülmeli. hatta bir de evim olsa orda be.."
"tek kelimeyle ''huzurdur '' burgazada.doğayı ve sessizliği seven bünyelere ilaç gibi gelen ada."
"kısa süre önce yerleşmemize rağmen, kendi huzur dolu, küçük, sevimli hayatına bizi alıvermiş cennetin dünyadaki yansıması. bünyesinde kalıcı olmak da ayrı güzelmiş meğer."
"istanbul'daki kuşkusuz en huzurlu ve en sakin ada."
"yorgun atlar adası'nın fıstık çamları güzeldir, çok martı ve karga yaşar. sessizlik hakimdir adaya, çok az fayton vardır......... burada sevgiliyle kavga etmek imkansızdır, mutluluk ve sükut mutlaktır."
"ilk gecenin sabahında burada yaşamalı diye uyandım her ada sabahında olduğu gibi."
"iki katlı bir evim olsun adada; minik bir ev; üst katı yatak odam olsun, alt katına bir kitap & kahve açsam, taşısam kitaplarımı, fincanlarımı, arkadaşlarımı adaya..."
"saf. ıssız. kalpten."
"her şeyi bırakıp kalma isteği uyandıran, sokaklarında dolaşmanın derin sarhoşluk etkisi yaptığı masal ada."
"cennet yolu'ndan aşağı salınırken vapura binip şehre geçme isteğini sıfıra indirgeyen ada."
"7 tepelinin tepelerinden yorulduktan sonra çok da kilometreler kat etmeye gerek olmadan huzura erilebilecek ada. adaların hepsi ayrı ayrı huzur verici, ruhun ferahlayabileceği yerler ama nedense burda ayrı bir nefes alıyor insan. geçmişindeki sait faik etkis midir, mendireklerinde rahatlıkla şarabını alıp oturabilme rahatlığından mıdır, tadılan ve görülen her şeyin daha bir farklı gelmesi midir bilemiyorum nedeni ama gidilesi ve gidilince geri dönülmek istenmeyesi yerdir."
"sürekli aşağı yukarı yapıp başınızı döndüren, yolunuzu bölüp duran faytonlar yoktur burada. kedileri toraman, sokakları sakin ve adeta birkaç saatliğine sizindir... fotoğraflarınıza güzel evler, bahçeler, ağaçlar eşlik edecektir tüm zenginlikleriyle. gidin, görün ve şehir sonrası şehirsizliğin tadını doyasıya çıkarın derim!"
"huzur katalizörü."
"kanaatimce istanbul'la ilgili en huzur verici şeydir burgazada..."
"gittiğiniz zaman şehir denilen şeyin ne menem bir fenalık olduğunu tekrar tekrar hatırlatan yerdir burgaz. ada ilkelliktir, belli bir saatten sonra ulaşamazsınız ya da uzaklaşamazsınız........ kış aylarında pek daha güzeldir, vapurlardan yüz kişi değil de 10 kişi iner, hepsini de isim isim sayarsın. kulağına farklı şiveler farklı diller çalınır, sait faik i hatırlarsın......... tek kötücül yanı hapseder ada seni, bağlar kendine. şehire gitmek istemezsin bir süre sonra işkence olur adayı bırakmak, giderken dönüş yolunu düşünürsün, vakit çabuk gelsin istersin... işte o zaman sen de bir tutsaksındır, mutlu bir köle..."
"benim diye mi bilmiyorum ama üstüne ada tanimayacagim, bana daha huzurlu hissedecegim bir mekanin olmadigini düsündürten, adam."
"gece gündüz, terkedilmiş izlenimi yaratan bir sessizliğe bürünen prens adası. "
"karanlikta arkanizi donmus adanin yavas yavas kaybolan isiklarini izlerken kendi kendinize bu cümleyi söylersiniz "sait faik ne kadar da hakliymis...""
"özellikle sonbahar ve kış aylarında ada sakininin sadece sessizlik olduğunu düşündüğüm yer..."
"gece gündüz, terkedilmiş izlenimi yaratan bir sessizliğe bürünen prens adası. "
"karanlikta arkanizi donmus adanin yavas yavas kaybolan isiklarini izlerken kendi kendinize bu cümleyi söylersiniz "sait faik ne kadar da hakliymis...""
"özellikle sonbahar ve kış aylarında ada sakininin sadece sessizlik olduğunu düşündüğüm yer..."
14 Ocak 2013 Pazartesi
108 - Az sonra
hey martilar,
siz de motoru bekliyorsunuz, degil mi? pesine takilip adaya kavusmak icin sabirsizlaniyorsunuz, biliyorum.
az kaldi, geliyor; gidiyoruz.
siz de motoru bekliyorsunuz, degil mi? pesine takilip adaya kavusmak icin sabirsizlaniyorsunuz, biliyorum.
az kaldi, geliyor; gidiyoruz.
13 Ocak 2013 Pazar
107 - Mazeretim var
ada, bugunku yoklugumun 2 onemli sebebi var: gunduz harika bir grup gencle egitim, aksam cifte dogumgunu kutlamalari..
ama yarin aksam sana gelecegim ve gunlerce terk etmeyecegim. ihmalimi telafi edecegim, soz!
ama yarin aksam sana gelecegim ve gunlerce terk etmeyecegim. ihmalimi telafi edecegim, soz!
12 Ocak 2013 Cumartesi
106 - Sallantı
günler sonra kavuştuktan sonra (doğal olarak) ilgi isteyen ada ve yarın sabahki eğitimine hazırlandığı için (doğal olarak) ilgi gösteremeyen ben..
ilişkimiz sallanıyor!
ilişkimiz sallanıyor!
11 Ocak 2013 Cuma
105 - Yok
ada,
3. aksam oldu, biliyorum simdi cok kizginsin bana. ama bak sana bir sarki yazdim: bir oglen ansizin gelebilirim!
istanbul'dan sevgiler,
bb
3. aksam oldu, biliyorum simdi cok kizginsin bana. ama bak sana bir sarki yazdim: bir oglen ansizin gelebilirim!
istanbul'dan sevgiler,
bb
10 Ocak 2013 Perşembe
104 - Cocukluk sehrinden
ada,
cocuklugumun sana selami var. adayi da getirseydin yaninda, dedi. gelemez ki o, dedim, ama seni ona goturebilirim belki. dusunmem lazim, dedi. karar vermesini bekliyorum.
ankara'dan sevgiler,
bb
cocuklugumun sana selami var. adayi da getirseydin yaninda, dedi. gelemez ki o, dedim, ama seni ona goturebilirim belki. dusunmem lazim, dedi. karar vermesini bekliyorum.
ankara'dan sevgiler,
bb
9 Ocak 2013 Çarşamba
103 - Karli bahce
sevgili arkadaslarim,
gelip gordugunuz, gorup bayildiginiz, bayilip da oturdugunuz, oturup da bayildiginiz koseniz sizi cagiriyor. gelsinler de simdi otursunlar asil, diyor. elciye zeval olmazmis.
hurmetler,
bb
gelip gordugunuz, gorup bayildiginiz, bayilip da oturdugunuz, oturup da bayildiginiz koseniz sizi cagiriyor. gelsinler de simdi otursunlar asil, diyor. elciye zeval olmazmis.
hurmetler,
bb
8 Ocak 2013 Salı
102 - Sarnic
adada 102. gunde tipi var, panjurlari titreten sinir bozucu bir ugultu var, grip var.. hatirlamak, ozlemek, dusunmek, dusunmemeye calismak var.. var da var.. neyse ki yine bir sait faik kitabi da var - sarnic
7 Ocak 2013 Pazartesi
6 Ocak 2013 Pazar
100. gun - 100 gun
yuruyuslu, okumali, filmli, dingin, soguk ve bir o kadar huzurlu bir kis gununde ada ve ben mutluyuz! cunku yuz gundur yuzyuzeyiz..
nice yuzlere..
nice yuzlere..
5 Ocak 2013 Cumartesi
99 - Bir adam
sait faik - havada bulut kitabinin arka kapagi
ikinci bolum kitaptan alinti.. "hic bulunmadigi bir dunya"
_hepsi bitti, hic yok artik, desek sait faik'e, inanir mi, huzur icinde yatar mi? hayir mi? her seyin biraktigindan da beter oldugunu mu soylemeliyiz? yoo, hayir! ben soylemem.
ikinci bolum kitaptan alinti.. "hic bulunmadigi bir dunya"
_hepsi bitti, hic yok artik, desek sait faik'e, inanir mi, huzur icinde yatar mi? hayir mi? her seyin biraktigindan da beter oldugunu mu soylemeliyiz? yoo, hayir! ben soylemem.
4 Ocak 2013 Cuma
3 Ocak 2013 Perşembe
2 Ocak 2013 Çarşamba
96 - Saklı küp
adanın hayatı yavaşlatma çabasından bahsetmiştim bir kaç kez burada. bugün farkettim ki, çaba düşündüğümüzden de büyük olabilir; hatta büyü bile olabilir! adaya taşındım taşınalı, yani aylardır kurumsal eğitim yapmamışım. neden? bilmiyorum! ada öyle istediğinden belki.. böylece haftasonlarımın çoğunu adada geçirebilmişim.. ama adaya yetmemiş.. zamanımın çoğunu alan danışmanlık işlerimden birine sene sonu itibariyle son vermişiz. bir anda bir sürü zamanım olmuş. evet evet, kesin adanın bu işte bir parmağı var. (gayet ciddiyim!)
sevgili ada, biliyorum hep adada kalmamı istiyorsun. ben de sende kalmaya bayılıyorum ama birimizin para kazanması lazım, değil mi? ama yok, bahçede bir yerlerde hazine filan saklıysa, söyle yerini, küpü bulalım.
sevgili ada, biliyorum hep adada kalmamı istiyorsun. ben de sende kalmaya bayılıyorum ama birimizin para kazanması lazım, değil mi? ama yok, bahçede bir yerlerde hazine filan saklıysa, söyle yerini, küpü bulalım.
1 Ocak 2013 Salı
95 - "Yaşadım diyebilmek için"
kaç kere izledim bu videoyu bilmiyorum. ve kaç kere izlettiğimi.. konu her ne olursa olsun, hatta stres yönetimi ya da müşteri ilişkileri kadar alakasız görünse de (ki aslında değil), eğitimlerin sonunda gösteriyorum.. ve her seferinde ilk kez dinliyormuş gibi oluyorum; tüylerim diken diken, içimde tarifsiz bir coşku.. az önce tesadüfen gördüm bir sosyal ağda.. ve ada bloğuna çok yakışacağını fark ettim birden.. çünkü yaşamak, tutkuyla sevdiğimiz-yaptığımız şeyler olduğu müddetçe anlamlı.. ve ada benim hayatımın tutkularından biri oldu bile.
adanın size bir de yeni yıl mesajı var: hissederek, farkında olarak, anlam katarak ve coşkuyla yaşayacağınız bir yıl olsun yeni yıl! ve sonunda "yaşadım" diyebileceğiniz bir yaşamınız olsun inşallah!
adanın size bir de yeni yıl mesajı var: hissederek, farkında olarak, anlam katarak ve coşkuyla yaşayacağınız bir yıl olsun yeni yıl! ve sonunda "yaşadım" diyebileceğiniz bir yaşamınız olsun inşallah!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












