22 Haziran 2016 Çarşamba

1363. gün - Son gün

her ayrilik zor bilirim ama baska turlu bir sey adadan ayrilmak.. cunku bir yasam sekli adali olmak.. bir sevda adada yasamak.. zor anlatmasi. zor, adada yasamayanin, yaz kis adayi yasamayanin bunu anlamasi.. dinginligini, issizligini, sadeligini, gercekligini.. kucuk ama guzel bir dunya olusunu.. nasil anlatsam bu sabah iskeleden eve gidene kadar karsilastigim herkesin aslinda oraya ait oldugumu hissettirmesini.. veresiyeyi yasatan mustafa marketi, bastonlu gunlerimde en buyuk destekcim ergun'u, kargolarimin teslimat adresi, ictenligini daima koruyan nalbur salman abi'yi, her gorusumde adadaki ilk ahbabim guzel insan rahmetli hamdi abiyi ve tadina doyulmaz sohbetlerini hatirlatan faytoncu oglunu, ustalarin ustasi, iyiligi gozlerinde alaattin abi'yi, sokaklari temizleyen suleyman abi'yi, tasinma haberini alinca dusen yuzunu, "gitme adada sana ev buluruz hemen" diyisini, vapura yururken karsilastigimiz her sabah "allaha emanet ol hocam" la beni ugurlamasini, oruclu haliyle tasidiklari onca koliye ragmen ada fiyati uygulamayan kamyoncu ferman'i ve "senin icin ablam" derkenki samimiyetini, kamyonu gorunce vedalasmaya gelen faytoncu erol'u ve "uzulme, cennetyolu yoksa buyuk ada turu var" sozlerini.. su an bugun goremedigim icin hayiflandigim can savas'i.. nasil anlatayim.. aglamamak icin gozlerini kaciran canim komsum nazli'yi.. bugun yanimda olamasa da baktigim her kolide varligini hissettigim diger nazli'mi.. az ama oz zamanlar gecirdigimiz selin'i.. sevgili onurlar'i, adanin butun guzel insanlarini.. martilarini, kargalarini, beni kopeklere isitan carlos'unu, adada oldugumu anlayinca hic vakit kaybetmeden kapima pencereme yapisan kedisini, hacer'ini, baris'ini.. marta koyunu, nadir cay bahcesini, bayraktepeyi, adakeyf'i.. mavisini, yesilini, mehtabini, gunbatimini.. nasil anlatabilirim ki.. yaklasik 4 senedir adada, adayla yasadigim guzel, derin, ogreten, algilatan, buyuten anlari.. yasattigi ozgurluk hissini.. verdigi huzuru.. huzur insanin kafasinda ve yaninda her yere goturebilir, onu da biliyorum elbet. ama iste koyuyor be. canim yaniyor iste.. simdi anliyorum seni sait baba, evet "yazmasam deli olacaktim". hoscakal ada. adam..

hamiş: adadan kaçmış, bezmiş ya da pes etmiş değilim. sadece inadı bırakıyor, değişen yaşam koşullarına uyum sağlıyorum. hem bakarsınız bir kaç seneye yine değişir koşullar, ada özler beni, ben koşar gelirim geri. kim bilir..

hamiş2: bir de ilk güne dönmek, ilk blog yazısını görmek geldi içimden. o günkü ve bugünkü fotoğraflar arasındaki benzerlikler ve farklılıklar bile öyle anlamlı ki! hayat.. 

12 Haziran 2016 Pazar

1353 - Bu bir veda yazısı değil

eşyalarım toplandı.. her yerde koliler, kulaklarımda koli bandı sesi.. içimde bir sızı.. ama yok, henüz veda etmiyorum. koliler evden çıkana kadar adalıyım..

11 Haziran 2016 Cumartesi

1352 - Of

öfke ve üzüntünün birbirine karışma günü.. ve kolileme..
hamiş: anlayışlı ve saygılı insanlarla karşılaşın sadece, karşılaşalım..