7 Mart 2014 Cuma

525 - Havalar soğumadan

havalar yarın soğuyacak, dediler. aman, dedim, hazır adadayım, soğumadan bir sahil keyfi yapayım. o anda bıraktım çalışmayı (ama gerçekten o anda) ve üstümü bile değiştirmeden attım kendimi sokağa..
bakın, bu yürüyüş sırasında neler oluyordu..

sanatçı amcalar teyzeler, şehirde kaybettikleri yaratıcılıklarının izini sürmüş, sonunda adada bulmuş, nadir'de sanat yapıyorlardı..

bir yaramaz martı bir kayığı kaçırıyor, çok uzaklara kaçmaya hazırlanıyordu.. beni de götür, dedim, çok büyüksün, seni kayıkta gizleyemem, dedi..

bir grup miskin martı, yahu karada olmak da yürümek de fena şeyler değilmiş hani; uçmayı bıraksak da yerleşik hayata mı geçsek biz de acaba, diye düşünürlerken yaramaz martıyı fark ediyorlar; bu kez de onu engelleseler mi engellemeseler mi, diye düşünmeye başlıyorlardı.. 

deniz sinirliydi, köpürdükçe köpürüyordu.. yaramaz martıya mı kızdın, dedim, yok, dedi.. peki kime, dedim, uzun hikaye, dedi..

ada vapuru, kızgın denize aldırış etmiyor, yine geliyordu.. adaya, şehirliler ve adalılar geliyordu..

ben ise, şehirliler mimozalarımızın kökünü kurutmadan bir demet de benim evimde olsun telaşıyla mimoza aşırıyordum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder