4 Şubat 2013 Pazartesi

129 - Sıradan bir gün

bazı arkadaşlarım buraya ada bloğu yerine ada günlüğü demeyi tercih ediyor. haksız da sayılmazlar, ne de olsa her gün, o güne dair bir şey yazıyorum. (hiç bu kadar istikrarlı günlük tutmamıştım; aslında hiç tam anlamıyla bir günlük tutmadım.) madem günlük diyorlar, bugün gerçek bir günlük yazısı olsun, ne dersiniz?

sevgili günlük,

sabah uyandım. dün akşam bende kalan arkadaşlarımı uğurladım. suyu ısıttım, kahveyi demledim. kahve olana kadar mutfağı topladım. bilgisayarı açtım. kahvemi içtim. yatakları topladım, nevresimleri değiştirdim. kirlileri makineye koydum, çalıştırdım. bilgisayarın başına geçtim, kendimi çalıştırdım. ara verdim. kahve sigara.. çalışmaya devam ettim. makine durdu, çamaşırları astım. kalan çamaşırları makineye koydum, çalıştırdım. masaya oturdum, çalışmaya devam ettim. kalktım aniden, kitabı aldım kütüphaneden. dur dedim, bir de kahve yapayım, keyifli olsun. kahve oldu. kahvemi aldım, ve sigaramı ve çakmağımı, bir de kitabı. arka bahçeye çıktım. ateş yaktığımız küçük mangalı ortaya çıkardım. kitaptan bir sayfa yırttım, çakmakla tutuşturdum ucunu, attım mangala. alev aldı.. bir sayfa, bir sayfa daha.. sonunda tüm kitap alevlenip yanmaya başladı. oturdum ateşe doğru, yaktım sigaramı, kitabın yanışını izledim. (kahve de güzel olmuştu hani.) kitap yandı bitti kül oldu (gerçek anlamıyla kül!). kahvem de bitti bu arada. topladım pılımı pırtımı, içeri döndüm. bilgisayarın başına oturdum. mailler okudum, mailler sildim. ikinci parti çamaşırın yıkanması da bitti, makineyi boşalttım, çamaşırları astım.. acıktığımı fark ettim. kahvaltı hazırladım - simit, peynir, domates. kahvaltı ettim (adının kahvaltı olması için illa sabah yapılması gerektiğini kim söylemiş?). çalıştım.. sonra uzandım koltuğa, kitap okudum.. kapattım kitabı, gözümü kaldırdım, denizi izledim. izledim, düşündüm.. düşündüm, izledim. bir şeyler yazasım geldi, kalktım, bilgisayarın başına geçtim. yazma iştahım kaçtı, vazgeçtim. ama yine de biraz daha zaman bilgisayarla geçti.. sonra birazı sessizlik ve manzarayla.. birazı da telefonla.. mutfağa gittim, yemek hazırladım - dünkü menünün kalanları. yemeğimi yerken film izledim (tanrı seni korusun Tarantino!). film bitti. ve şimdi gün de bitmek üzere..

işte böyle günlük.. sıradan bir gündü gördüğün gibi. ufacık miniminnacık bir farkla; bugün bir kitap yaktım (ben!). ve alevleri izlerken düşündüm, insanların sıradan bir günde, günlük rutinlerinin arasında, nasıl soğukkanlılıkla cinayet işlediklerini...

iyi geceler günlük..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder