4 Kasım 2013 Pazartesi

402 - Günlük kıvamında

günlük formatında blog yazısı yazmayı özledim galiba.. haydi öyleyse:

alarmı duyduğumu hatırlıyorum, yeniden uyuduğumu değil.. geç kaldım haliyle.. hazırlanma rekorumu kırma denemesi yaptım. fayton durağı cevap vermedi, hamdi abi'yi aramak için erkendi, mecburen yürümeye koyuldum.. süleyman abi'yi gördüm (hatırlarsınız, sokakları süpüren hani..).. süleyman abi beni gördü aylar sonra.. "ne oldu sana" dedi, hızlı bir özet geçtim.. inanmayacak olsanız da yazacağım: gözlerinin dolduğunu gördüm.. ah insan olmak ah!.. yürüdüm, boğazımda bir yumru.. güzellik yetişti imdadıma!.. sahile iniş yolunda çıktı karşıma: güneş denize inmişti adeta..


teşekkürler allahım!.. içime soludum.. indim.. salman abi'yle selamlaştık.. iskeleye vardım.. dokuz yirmibeş bostancı motoruna bindim. tanıdıkla karşılaştım, sohbet muhabbet bir baktım şehre gelmişiz.. salt ada olmamalı adanın insanlarını sevmemin nedeni.. yeniden karşılaşmak üzere ayrıldık.. bir otelde bir toplantıya girdim.. yeni dönem eğitim planlamaları.. toplantıdan çıktım.. kadıköy'e gittim.. vapur yeni kalkmıştı.. kahvaltı ettim.. onüç kırkbeş vapuruna bindim, ada vapuru olmayan bir vapura binmenin o garip hissiyle.. beşiktaş'ta indim.. harbiye'ye gittim.. toplantıya girdim.. eski arkadaşlardan oluşan yeni bir ekip, yeni kurduğumuz ruh sağlığı derneğimiz ve yepyeni projemiz.. heyecan duymak ne güzel! çok güzel, heyecanlandıracak yenilerin girmesi hayatımıza! yeniden yeni bir teşekkür o zaman.. konuştuk, güldük, planladık, umutlandık.. toplantıdan çıktım.. kabataş'a gittim.. vapura neredeyse bir saat vardı.. ve adada yaşamak saatleri beklemeyi öğrenmekti.. akşam yemeğimi yedim.. onsekiz kırk vapuruna bindim.. yukarı çıktım.. bir iki mail cevapladım, bir arkadaşla telefonda konuştum, biraz okudum, biraz da kime kızdığını çözemediğim ama sürekli birine bağıran, küfreden kadının ne yaptığını anlamaya çalıştım - anlamadım.. her şeyi anlaması gerekmediğini anlamalı insan.. adaya geldim.. hamdi abi aldı beni.. sohbet ettik yolda, birbirimize sesimizi duyurmak için bağıra çağıra.. altıda kalkmış sabah, atlarına bakmış, adayı turlamış iki kez, çok yürürmüş o, severmiş yürümeyi. paça işkembe yemeliymişim, mehmet abi yemiş yemiş, topuğu iki ayda iyileşmiş. hava da pek güzelmiş canım bugün, hem hava güzel olunca her şey güzelmiş.. hayır, insan güzel olunca güzel her şey.. eve geldim.. bilgisayarı açtım.. biraz çalıştım.. eski bir maildeki bir bilgiyi ararken aramadığım bir mail okudum.. tuhaf hissettim.. bazı hisler beyinde hatırlanmaz; hissedilir.. daha fazla çalışamayacağımı anladım.. bloğa girdim.. ve yazmaya başladım.. ve bitiriyorum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder