bugün vapurda adalı bir küçük hanımla tanıştım, adı deniz. adada doğmuş büyümüş, adadaki ilkokulda üçüncü sınıfa gidiyor. aslında iki sınıf bir aradalarmış, üçler ve dörtler aynı sınıfta (adada çocuk mevcudu az olduğu için sınıfların birleştirildiğini biliyor muydunuz?). bunlar on bir, dörtler üç, toplam on beş kişilermiş sınıfta (iki kez sordum, ikisinde de on beş dedi, bir bildiği var elbet). ada kızı olunca adı deniz olmuş. denizi sever misin, dedim, çook, dedi. denize girme mevsimi geliyor, mutlu musun, dedim, evet, dedi. o mevsimde bir de ne yeme zamanı geliyor, dedim, sevinçle karpuz dedi. dondurmaydı aklımdaki, dedim, dondurma çıktı bile, dedi. martılar geçiyordu vapurun yanından; martıları sever misin, dedim, martıları seviyorum, kargaları sevmiyorum, dedi. neden, dedim, martıların sesleri güzel, kargalar cıyak cıyak ötüyorlar, dedi. adamıza yaklaşıyorduk, adayı seviyor musun, dedim, evet, dedi. ada yerine şehirde yaşamak ister miydin, dedim, hayır, dedi, neden, dedim, arabalar yüzünden, dedi, ne yapıyor arabalar, dedim, sesleri kafamı patlatıyor, dedi..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder