1 Aralık 2013 Pazar

429 - Sev sevebildiğin kadar

genco erkal'ı izledim dün akşam.. ilk izleyişim değildi ve fakat en etkileyicisiydi.. çünkü bu kez nazım'ın şiirlerini okuyordu. genco-nazım, nazım-genco.. müthiş ikili! onları sahnede bıraktığım andan beri düşünüyorum.. coşkuyu.. insanın coşku hallerini.. nazım hikmet.. hapiste, sürgünde, memleketinden çok uzakta.. her durumda yitirmeden umudunu, coşkuyla bağlı oluşu hayata, insana, insanlarına, değerlerine.. genco erkal.. yetmiş beş yaşında, elli dört yıldır sahnede.. ve hala coşkulu.. o kadar ki, coşkusu taşıyor taşıyor seyirciye bulaşıyor.. coşkudan ağlar mı insan? ağlıyor, nazım'a ses verdikçe genco erkal.. biri horlandı yaşarken.. engel olabilecekler vardı, olmadılar.. biri yaşıyor hala.. ne zamana kadar, bilinmez.. yaşıyorken hala, verelim hak ettiği değeri.. gidin, görün, coşun.. (http://www.dostlartiyatrosu.com/program.html)

siz bilmezsiniz, ada bilir; bağıra çağıra şiir okurum ben bazı akşamlar.. bu akşam da okuyasım var bol bol.. ama sadece nazım'dan.. nasıl ki, sait faik'le yeniden tanıştığım o ilk gün, "bundan sonra sait faik de olacak bu blogda" demiştim, ve elimden geldiğince oldurmuştum.. şimdi sıra nazım'ındır.. bu da hepimizin görevidir.. 

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder