3 Aralık 2013 Salı

431 - Acıyacaksan zihinleri engellerle dolu olanlara acı

dört sene önce girdiler hayatıma. ailemde ya da çevremde hiç olmadıklarından tam olarak tanımıyordum onları önceden. okulda, sokakta, işte çok karşılaşmadığım için sayıları az sanıyordum. dünyama girdiklerinde, dünyalarına girdiğimde öğrendim sayılarının az olmadığını; sadece çoğu evde olduğu için görünmediklerini.. çünkü yaşamın dışarıda onlar için çok kolay olmadığını. çünkü onlar için uygun koşulların dışarıda var olmadığını.. dört sene önce bir gönüllülük projesiyle girdiler hayatıma engelliler.

üç sene çalıştım onlarla.. en çok görme engellilerle, biraz da fiziksel engellilerle buluştum kişisel gelişim atölyelerinde.. paylaştım, dinledim, öğrendim.. hem de öyle çok öğrendim ki..

projeye dahil olduğum ilk dönem.. başka sebeplerle hayatımın en kara dönemlerinden biri.. bir grup görme engelliye eğitim veriyorum haftada bir gün.. o günlerden birinde, bir şey oldu.. bir aydınlanma.. eğitimden çıktığımda kendime itiraf ettim: "ben onlara yaşama sevinci vermiyorum, onlar bana veriyor".. hiç abartmadan, büyütmeden, tüm içtenliğimle söyleyebilirim ki inancın anlamını yeniden keşfettik onlarla, birlikte..

bugün olduğum bende payı olanları sıralamaya kalksam, ilk sıralarda gelir üç sene boyunca hayatıma giren her engelli. ve tanık olduğum ya da dinlediğim hikayelerini burada anlatmaya kalksam, okuyan herkes kendi vicdanıyla savaşa tutuşur.. korkmayın, bunu burada yapmayacağım şimdi. ama en azından şunu söylemeyi sorumluluk bilirim: bugün engellilerin çoğunu sosyal hayat yerine evine hapsedenler, onları görmezden gelen biziz. her birimizin bunda payı var.. bunu artık sadece onları tanıyan biri olarak değil, son beş aydır onlardan biri olmuş geçici bir engelli olarak söylüyorum.. koltuk değneğiyle yaşarken hem fiziki koşulların yetersizliği hem de insanların bilinçsizliği ve duyarsızlığıyla mücadele eden biri olarak.. ve düşünüyorum da, bu süreci nispeten güçlü atlatabildiysem, örneğin değnekle yalnız yaşamaya, eğitim yapmaya, tek başıma seyahat etmeye başladıysam bunu yine engellilere borçluyum.. onlardan ilk öğrendiğim ilkeye: fiziki engelin önemi yok; asıl engel zihinlerimizde..

bugün dünya engelliler günü.. kutlamak için değil.. onlara bir iyilik yapmak için de değil.. ellerinden aldığımız haklarını geri vermek için!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder