ilk defa bu saatte yazıyorum bloğa. ilk defa günün ilk saatlerinde. çünkü bugün önemli bir gün. bugüne önemli bir şey yaparak girildi, günün ilk saatleri önemli yaşandı.
malumunuz, bir kitap hayali var adayla bağlantılı. taşındıktan bir kaç hafta sonra başladı arkadaşlarım, ailem sormaya. haftalar ilerledikçe soruları sıklaştı:
_nasıl gidiyor kitap?
_yazıyorsun değil mi?
_yazmaya başladın mı?
_başlamadım daha. işler çok yoğun. zamanım yok. kafam dolu. aklımdaki kurguyla ilgili hazırlık yapmam lazım, fırsat bulamadım, vs vs...
vee sevgili dostlar, adadaki 60. günümde size verecek yeni bir cevabım var nihayet: yazdım! aklımdaki kitapla ilişkisi olmayan bir kısa öykü çıktı. bir kitabın bir parçası olmayacak hiç. hatta hiç okunmayacak belki. günlerce, haftalarca yazmayacağım tekrar muhtemelen. ama yazdım, çok uzun zaman sonra uzun uzun yazabildim. ve aslonan buydu.
son haftalarda beni fiziksel ve ruhsal olarak yorup bir süre durmam gerektiğini fark ettiren tüm işlerime, kendine kafa izni veren kendime, ara ihtiyacımı anlayışla karşılayan arkadaşıma, bu gece burada olması planlanan misafirlerin gelişini çocuğu hastalandığı için erteleten arkadaşıma, masumiyet müzesi'ni okudukça yazma şevkimi uyandıran orhan pamuk'a ve ve ve ilhamı getiren ada'ma ve adam'a teşekkürü bir borç bilirim. hepinizi seviyorum!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder