"Neden ada hayatı?" diyorsunuz..
"Çünkü birkaç gün koşturuyorsam, sonrasındaki birkaç gün sakinliğe ihtiyaç duyuyorum. Ada, böyle bir hayat için biçilmiş kaftan." diyorum..
İtiraz ediyorsunuz: "Şehirde de yapabilirsin bunu."
İtiraz ediyorum: "Hayır, yapamazsın. Bir şekilde yakalar seni şehir; böler sükunetini. Ayrıca, şehirde eve kapanınca bunalabilirsin. Ama burada kapanmış gibi değilsin; deniz, doğa, her şey.. Hem güzel, hem sade.. Sakinlik için evde olmana gerek yok. Sokakta olsan bile sokak gibi değil; başka bir şey."
Bitmiyor sorularınız: "Adaya çekilecek kadar yaşlandın mı sen?"
Cevap veriyorum: "Bilakis! Yaşlanmadan, hala gençken huzur içinde yaşamamız gereken çok gün, huzurla yapacak çok şey var!"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder