29 Ekim 2012 Pazartesi

31. gun - Aydonumu

ada, 1. ayimizi meshur ruzgariyla kutluyor.

disarida oturmus, onumdeki manzaranin muthis cezbediciligine ragmen gozumu bilgisayara dikmis calismaya calisirken "heyy" dedi "bugun 1. ayimiz doluyor ve sen kutlama yapmak yerine calisiyorsun. buna izin vermem iste". ve birden, aniden, oyle bir savurdu ki ruzgarini, bir an nefes alamadigimi sandim. masanin ustundeki sigara paketi uctu, onumdeki acik defterin sayfasi kendini defterden kurtarip ucmakta olan paketi takibe koyuldu. masa sallanmaya basladi fincandaki kahveyle birlikte. saclarim gozumu kapatma yarisina girdi. yaramaz ada bilgisayari da ucuracak simdi korkusuyla eve attim kendimi. "canim adacim, tabi ki unutmadim. bugun kutlama gunudur ve kutlanacaktir elbette. ama durdur artik su ruzgari lutfen, panjurlarin takur tukur seslerinden urkuyorum."

ve kapinin acilip kapandigi bir kac saniyelik surede adanin, ruzgariyla evin icine attiklarindan iki nadide parca.. (kapiyi acik mi birakmaliydi acaba?!)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder