27 Ekim 2012 Cumartesi

29 - Sait Faik

"sevmek, bir insani sevmekle baslar her sey." sait faik'in adasindan, sait faik'in kaleminden..

calismaya niyetliydim bu aksam.. ne misafir almis, ne misafir olmus; eve kapanmistim ogleden sonra itibariyle.. bir proje ustunde calisirken, bir kitap geldi aklima, konuyla iliskili bir seyler vardi icinde.. kitapliga yoneldim.. lakin aradigim degil baska bir kitap goz kirpti.. kitapligimdaki tek sait faik kitabi: alemdag'da var bir yilan.. aldim elime. eski kitap, cook eski. ilk basim 1970, bendeki dorduncu basim ise 1982. nereden gelmis, baba evinden mi tasimisim istanbul'a, bilmiyorum. okumus olmaliyim mutlaka, hatirlamiyorum.. aciyorum sayfalarini, ilisiyorum koltugun ucuna, unutuyorum isi gucu.. bilgisayar masada acik beni bekler; ben sait faik'in adasinda, sait faik'in gordugu manzaraya karsi oturmus daliyorum hikayelerine.. su gibi.. yasam gibi.. icime isliyor bazi cumleleri; ben gibi diyorum hadsizce.. merakimi cezbediyor.. elbet biliyorum herkes kadar az cok (durust olalim: gayet az) ama daha fazlasini bilmek istiyorum.. kitaptan uzaklasmamak icin bilgisayara yanasmaya razi degil gonlum, telefonuma gidiyor elim.. "sait faik" yaziyorum, google dokturuyor.. biraz oradan biraz buradan okuyorum.. yetmiyor elbet.. daha cok okumaya _hem onu hem oykulerini_ karar veriyorum.. bir dolu dusunce beynimin icinde serbest kosuda.. ve hazir telefon elimdeyken, "hah" diyorum "29. gunun temasi sait faik'tir" ve su an okumakta oldugunuz satirlari yazmaya basliyorum.. yazarken farkediyorum, tam simdi su anda: bu bir isaret! adaya tasinmadan once adada ev bakarken, uzaktan gormustum evini (sonradan muze olan). "kapali" demisti yoldan gecen adam "tadilatta".. unutmusum sonra. ilk kez 2 gun once adada yururken aklima geldi tekrar, bitti mi acaba tadilat, bir gidip bakmali diye.. yine unuttum tabi.. ve bugun, bir ayin 29'unda tasindigim onun adasindaki 29. gunumde cikiyor kitabi karsima; baska bir kitap ararken hem de; ve ben seneler once okudugum oykulerini okuyorum yeniden. ve bu tesadufu fark etmemisken henuz, bugunun yazisina onun sozuyle baslamisim bile.. roman olmasi planlanan ve kurgusu dahi hazir olan ilk kitap hayalimi, adaya gelmeden az once surpriz bir karar degisikligiyle oyku kitabina cevirmisken; ulkenin en onemli oykuculerinin birinin adasinda oldugunu sonradan fark etmek.. diyorum ya, garip bu hayat, garip!
ey sait faik! daha cok adin gececek bu blogda; daha cok sozcugun okunacak senin adanda. sen daha cok yasayacaksin bu blogda, blogla; aslinda ihtiyacin yokken.. mazur gor had bilmezligimizi, seni okurken, senin elinin gittiklerine kayiverdi elimiz, degiverdi dilimiz, ondandir densizligimiz, sen anlarsin..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder