14 Ekim 2013 Pazartesi

381 - Savaşma seviş

cumartesi günü gelen çifti hatırlarsınız, iki önceki yazıda fotoğrafları olan.. ada panosuna bırakacakları notlarını yazarken görmüştünüz onları; şimdiyse yazdıkları notu görüyorsunuz..



















gariptir hayat. o gün gelmiş olmaları ve o gün bunu yazmış olmaları tesadüf değildir.. tam da ben son günlerde hissettiklerimin ve okumakta olduğum iki kitabın etkisiyle sevgi üzerinde düşünürken (ama onlar bunu bilmezken)..

vaktiyle birine "senden nefret ediyorum" demiştim.. bir süre gerçekten inanmıştım nefret ettiğime (kabul edelim, etkili bir savunma mekanizmasıydı).. kısa bir süre tabi.. sonra, nefret etmeyi başaramadığım için kızdım kendime. nefret edemiyor, ama nefret edememekten yakınıyordum.. çok zaman geçti üstünden.. ve şimdi nefret ettiğimi kabul ediyorum; ama ondan değil.. nefret ettiğim o değildi, nefret ettiğim "yeterince sevilmeme" hissiydi.. "özel hissettirilmeme"yle yüzleşmekti nefreti uyandıran.. kızgındım, ona kızgın olduğumu sanıyordum, oysa kendime kızgındım. sevgiye kendini bırakamayan, bu sevginin içinde kendi olamayan kendime kızıyordum en çok.. kendimle savaşıyordum ve fakat farkında olmadan silahı karşımdakine doğrultuyordum.. sevmekle savaşma hali.. nedenlerine girmeyeceğim izninizle.. yoksa blog, bir psikoloğun kendini çözümlemeleri sayfasına dönüşecek yakında ki hiç birimizin bunu istemediğine eminim.. öyleyse niye yazıyorum bunları. birinci sebep: çılgın çiftimizin adaya bıraktıkları notla hayatın (ya da moda tabirle evrenin) verdiği mesaj.. ikinci sebep: adada ve blogda sevgiden bahsetmeyi istemek.. hem bana, hem size sevmenin güzelliğini, içimizi ısıtan enerjisini, yaşamımıza aktardığı coşkuyu, iyileştiriciliğini, bütünleştiriciliğini, barışçıllığını anımsatmak.. ve dışarıda ararken aslında içimizde bolca olduğunu.. kendimiz tarafından sevilme ihtiyacının, başkaları tarafundan sevilme ihtiyacından önce geldiğini.. insanları değiştirmeye çalışmadan, kusurlarına (bize göre) rağmen değil, kusurlarıyla birlikte sevmenin yüceliğini.. kusursuz sevgi, kusursuz ilişki olmadığı gerçeğini.. ve sevmenin çok çok kolay olduğunu.. bir düşünsenize, ne kadar çok seviyoruz aslında, ne kadar çok şeyi.. siz neleri seviyorsunuz mesela?.. ben mi? ben...

annemi seviyorum.. kardeşlerimi, babamı, yeğenlerimi, kuzenlerimi seviyorum. arkadaşlarımı seviyorum. suyu seviyorum. denizi seyretmeyi seviyorum. adayı seviyorum. adada yaşamayı seviyorum. kuşları seviyorum. kahveyi seviyorum. çikolatayı seviyorum. peyniri seviyorum. yardım etmeyi seviyorum. birinin birine yardım ettiğini görmeyi seviyorum. dans etmeyi seviyorum. çocukları seviyorum. bebekleri kucağıma almayı seviyorum. okumayı seviyorum. istanbul'u seviyorum. istanbul'un bazı semtlerini seviyorum. dokunmayı seviyorum. ayı seviyorum. bulutu seviyorum. göğe bakmayı seviyorum. güzel manzaraların karşısında saatlerce oturmayı seviyorum. siyahı seviyorum. karı seviyorum. moru seviyorum. konuşmayı seviyorum. ağaçları yaprakları seviyorum. çimlere basmayı seviyorum. kurumuş yaprağın ayağımın altında çıkardığı sesi seviyorum. sessizliği seviyorum. yalnızlığı seviyorum. kalabalığı seviyorum. dinlemeyi seviyorum. şiiri seviyorum. boş sokakta şarkı mırıldanarak yürümeyi seviyorum. sıcağı seviyorum. güzeli seviyorum. düz ayakkabı giymeyi seviyorum. parkları seviyorum. elbiseleri seviyorum. hırkaları seviyorum. yavaş yağan yağmuru seviyorum. fark ederek nefes almayı seviyorum. yan masada oturanları dinlemeyi seviyorum. insanları izlemeyi seviyorum. film izlerken kahvaltı etmeyi seviyorum. film izlemeyi seviyorum. sevdiğim yönetmenin bütün filmlerini izleme, sevdiğim yazarın bütün kitaplarını okuma arzumu seviyorum. bütün günü kendime ayırmayı seviyorum. kendimi mutlu etmeyi seviyorum. başkalarını mutlu etmeyi seviyorum. heyecanlarımı seviyorum. ilkokul öğretmenimi seviyorum. sigara içmeyi seviyorum. yasakları çiğnemeyi seviyorum. fotoğraf çekmeyi seviyorum. gölgeleri seviyorum. yeniyi seviyorum. öğrenmeyi seviyorum. yeni yerler görmeyi seviyorum. magnetleri seviyorum. anıları, koleksiyonları seviyorum. yeni insanlar tanımayı seviyorum. tanımadığım insanlarla konuşmayı seviyorum. samimi, gerçek ve basit insanları seviyorum. zeki ve komik insanları seviyorum. eğitmenliği seviyorum. gençlerle çalışmayı seviyorum. yaratmayı seviyorum. coşkuyu seviyorum. hiç bir şey yapmamayı seviyorum. yemek yapmayı seviyorum. misafir ağırlamayı seviyorum. mantıyı seviyorum. kuru fasulye pilavı seviyorum. küçük çay bahçelerini seviyorum. çift kaşarlı tostları seviyorum. büyük porsiyonlu güzel yemekler yemeyi seviyorum. yazmayı seviyorum. defterleri seviyorum. kalemleri seviyorum. dolapların içini karıştırmayı, dolapların içini düzenlemeyi seviyorum. umursamadan giyinmeyi seviyorum. baykuşu seviyorum. mumları seviyorum. ateşi izlemeyi seviyorum. mevlana'yı seviyorum. kafka'yı seviyorum. şarkı tutma oyununu seviyorum. sudokuyu seviyorum. hafiften üşüyerek dışarıda oturmayı seviyorum. ev sıcaklığını seviyorum. temiz nevresimleri ilk kez kullanmayı seviyorum. ince yastıkları seviyorum. gündüz uykusunu seviyorum. tiyatroyu seviyorum. hayatımda çeşit çeşit insan olmasını seviyorum. hayal kurmayı seviyorum. umudu seviyorum. temizliğin kokusunu seviyorum. ortalığın temiz olmasını seviyorum. ortalık karışıkken umursamamayı seviyorum. taze ekmeği seviyorum. bahçe sulamayı seviyorum. yasemini seviyorum. felsefeyi seviyorum. dünyayı kurtarma sohbetlerini seviyorum. yeni olmayan bir fikir bulup, hah işte bu, demeyi seviyorum. kendimle ilgili yeni şeyler keşfetmeyi seviyorum. kendimle dalga geçebilmeyi seviyorum. gülmeyi seviyorum. neşelendirmeyi seviyorum. çalışkanlığımı seviyorum. içimdeki tembeli seviyorum. sorularımı seviyorum. sorunlarımı seviyorum. gelmiş geçmiş tüm hatalarıyla, zayıflıklarıyla, gariplikleriyle, başarılarıyla, iyiliğiyle kendimi seviyorum. kendimi sevebiliyor olmayı seviyorum. ilgiyi seviyorum. tanrıyı seviyorum. hayatı seviyorum. sevgiyi seviyorum. seviyorum ulen!

ada: madem öyle, bu sene bu evde çok sevgi istiyorum, çok.
bb: başüstüne komutanım!
sait faik: beni unuttunuz bakıyorum.
bb: seni unutmak mümkün mü usta? hem de adadayken!
sait faik: güzel.. bir diyeceğim var öyleyse: "sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey."
mevlana: hey, ben de buradayım.
bb: ne ala! söylemek istediğiniz bir şey mi vardı hocam?
mevlana: evet. "sevmekte güneş gibi ol!"
ada: korkarım birazdan kafka da katılacak sohbete.
bb: sanmam, o mektup yazıyordur şimdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder