16 Ekim 2013 Çarşamba

383 - Özgürlüğüme dokunma

"Adani hem sevdim hem nefret ettim, seni icine alinca sevgisiyle kusatirken baskalarinin ulasmasina engel oluyor" diye yazdı yeni bir arkadaşım, ada bloğunu okuduktan sonra. (insanın sürekli yeni arkadaşlar edinebilmesi harika değil de ne?!)
işte yine, hayat bir mesajı tekrarlıyordu; daha iyi duymam için.. kırık hadisesiyle ilgili aldığım derslerden biri de buydu.. adayı çok fazla büyütmemek (daha doğrusu hiç bir şeyi).. adaya taşındıktan beri ada hayatımın en büyük tutkularından biri haline geldi, malumunuz.. hep adada olmak istedim, her boş vaktimi günümü adada geçirmek.. işin dışında şehre gitmekten hiç haz etmiyordum.. arkadaşlarımla buluşmalarımı, aile ziyaretlerimi hep şehirde işim olduğu günlere denk getiriyordum ki adada geçecek günleri heba etmeyeyim. sadece buluşma için adayı bıraktığım günler sayılıdır, onlar da ya doğum günü, düğün dernek gibi özel bir gündür, ya da ısrarlara veya triplere dayanamamışımdır.. "sen gel", "siz gelin", "burası daha güzel".. çevremdekiler çok duydu bu cümleleri geçen sene boyunca.. sağolsunlar, geldiler de.. ama yaptığım doğru değildi.. adayı insanlarımın üstünde tutmamalıydım.. ne kadar çok sevsem de.. dersimi aldım (ya da aldığımı umuyorum)..

_hayır adacım, ben nefret etmiyorum senden tabi ki.. sadece biraz daha özgürlük istiyorum. bundan böyle ilişkimizde, birbirimize özgürlük alanı bırakmaya özen gösterelim, olur mu? teşekkürler..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder